
İnegöl'de beyin ölümü gerçekleşen 62 yaşındaki Abdulaziz Çakmak'ın bağışlanan organları, Bursa ve Ankara'daki 4 farklı hastaya umut oldu.
AİLEDEN ÖRNEK ORGAN BAĞIŞI KARARI
Bursa'nın İnegöl ilçesinde, İnegöl Devlet Hastanesi yoğun bakım ünitesinde tedavi görürken beyin ölümü gerçekleşen 62 yaşındaki Abdulaziz Çakmak'ın yakınlarının, örnek bir duyarlılık göstererek organ bağışına onay verdiği bildirildi. Aynı zamanda kendisi de organ bağışçısı olan merhumun ailesinin bu onayı sonrasında, hastanenin organ nakli koordinasyon ekibi tarafından yasal ve etik prosedürlerin hızla başlatıldığı aktarıldı.
UZMAN EKİPLER 3 FARKLI HASTANEDEN GELDİ
Alınan kararın ardından Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi ve Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinden gelen uzman ekiplerin, İnegöl Devlet Hastanesi'nde organ alım operasyonunu gerçekleştirdiği kaydedildi. Başarıyla tamamlanan süreç sonucunda alınan 2 böbrek, 1 karaciğer ve korneanın, Bursa ve Ankara'da organ bekleyen 4 ayrı hastaya nakledilmek üzere yola çıkarıldığı ifade edildi.
HASTANEDEN TEŞEKKÜR VE BAĞIŞ ÇAĞRISI
Operasyonun ardından İnegöl Devlet Hastanesi idaresi tarafından yapılan resmi açıklamada; sürecin büyük bir titizlikle yürütüldüğü vurgulanarak, emeği geçen tüm sağlık çalışanlarına ve yüce gönüllü Çakmak ailesine teşekkür edildiği bildirildi. Acı bir kaybın toplumsal bir dayanışmaya dönüştüğüne dikkat çekilen açıklamada, nakil bekleyen hastalara umut olabilmek adına tüm vatandaşların hastaneler veya e-Nabız sistemi üzerinden organ bağışçısı olmaya davet edildiği aktarıldı.
EDİTÖRÜN NOTU: Toprak olacak bir bedenin, umutla bekleyen dört ayrı bedende yeniden can bulması insanlık adına verilebilecek en asil, en yüce kararlardan biridir. Çakmak ailesinin evlatlarını, babalarını, eşlerini kaybettikleri o en acılı anda bile başkalarının acısını dindirmeyi düşünerek gösterdikleri bu erdem, kelimelerle tarif edilemez bir insanlık dersidir. Yas tutarken dahi başka hayatlara can suyu olabilmek, organ bağışının ne denli hayati ve kutsal bir görev olduğunu hepimize bir kez daha derinden hatırlatıyor.