
Ramazan ayında uzun süreli açlığın ardından iftar sofrasına oturulduğunda yapılan en büyük hata, besinleri hızla tüketmek oluyor. Bağcılar Belediyesi’nde görevli Diyetisyen Sena Nur Bubani, "hızlı yemek yeme" alışkanlığının sadece sindirim sistemini yormadığını, aynı zamanda gereksiz kalori alımına da davetiye çıkardığını vurguladı. Bubani, iftar süresinin mutlaka yarım saati aşması gerektiğini belirterek, sağlıklı bir oruç süreci için "yavaş ve bilinçli beslenme" formülünü paylaştı.
"HIZLI YEMEK %40 DAHA FAZLA KALORİ DEMEK"
İftarda kontrolsüz yemek tüketiminin vücuda ağır bir yük bindirdiğini ifade eden Diyetisyen Bubani, "Hız yapmak her yerde zararlı olduğu gibi beslenmede de zararlıdır. Hızlı yediğimizde ne tükettiğimizi anlamadan, ihtiyacımız olandan %30-40 oranında daha fazla kalori almış oluyoruz. Oysa yavaş yavaş tükettiğimizde ne yediğimizin bilincine varırız. Vücudumuza daha az kalori alarak süreci yönetmiş oluruz. Sağlıklı kalmak için mutlaka yavaş olmalıyız" dedi.
TOKLUK SİNYALİ İÇİN 30 DAKİKA ŞARTI
Beslenme uzmanı, beynin tokluk hissini algılama süresiyle ilgili kritik bir bilimsel veriye dikkat çekti. İftar sofrasında en az 30 dakika kalınması gerektiğini belirten Bubani, şu uyarılarda bulundu: "Beyne doygunluk sinyali ancak 30 dakika içerisinde ulaşır. Eğer iftarınızı 10-15 dakikada bitirip masadan kalkarsanız, doyduğunuzu hissetmezsiniz. Bu durum sizi hemen tatlı tüketimine yönlendirir. Sofrada yarım saati geçtiğinizde ise tam doygunluk hissedersiniz ve tatlı isteğiniz ciddi oranda azalır."
METABOLİK PROBLEMLERE DİKKAT
Hızlı yemek yemenin mide krampları, hazımsızlık ve şişkinlik gibi metabolik sorunlara yol açabileceğini ifade eden Sena Nur Bubani, Ramazan ayında beslenme alışkanlıklarının kalıcı sağlık problemlerine dönüşmemesi gerektiğini hatırlattı. Bilinçli beslenmenin kilo kontrolü için de hayati olduğunu vurgulayan uzman, iftarın su ve hurma ile açıldıktan sonra kısa bir ara verilerek ana yemeğe geçilmesinin, 30 dakikalık süreyi doldurmak için en ideal yöntem olduğunu sözlerine ekledi.
Editör Notu
Diyetisyen Sena Nur Bubani’nin "30 dakika" uyarısı, aslında oruç tutmanın ruhundaki "sabır" öğretisinin beslenme bilimiyle buluştuğu noktadır. Gün boyu beklenen o eşsiz iftar sofrasında, sadece 15 dakikada yemeği bitirmek vücudumuza bir ödül değil, aksine metabolik bir ceza vermektir. 2026 Ramazan'ında hem sağlığımızı korumak hem de bayrama daha zinde girmek için sofradaki süreyi uzatmak, en basit ama en etkili sağlık yatırımı olacaktır.
İftar yemeğinizi ortalama kaç dakikada bitiriyorsunuz? Yemekten hemen sonra tatlı yeme isteği duyuyor musunuz? Uzmanımızın 30 dakika önerisini denemeyi düşünür müsünüz? Yorumlarınızı bekliyoruz.