
Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) Arjantin'den yola çıkan "MV Hondius" adlı gemide 5'i kesinleşmiş, 3'ü şüpheli toplam 8 hantavirüs vakası bildirmesinin ardından küresel çapta endişe yaşanırken, Sağlık Bakanlığı Türkiye'deki duruma ilişkin kamuoyunu rahatlatıcı bir açıklama yaptı. Bakanlık yetkilileri, bulaşıcı hastalığın ilgili birimlerce titizlikle izlendiğini ve ülke sınırları içerisinde henüz doğrulanmış hiçbir pozitif vakaya rastlanmadığını belirtti. Vatandaşların sosyal medyada dolaşıma giren asılsız iddialara itibar etmemesi ve yalnızca resmi makamları dikkate alması istendi.
Konuyu epidemiyolojik boyutuyla değerlendiren Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Funda Timurkaynak, virüsün tehlikeleri ve korunma yolları hakkında hayati uyarılarda bulundu. Virüsün esas olarak kemirgenlerin dışkı ve idrarlarıyla kirlenmiş tozlu havanın solunmasıyla insanlara geçtiğini hatırlatan Timurkaynak, riskli ortamlarda yapılacak temizlik işlemlerinin virüsün havaya karışmasını engellemek adına kesinlikle ıslak yöntemlerle yapılması gerektiğini vurguladı. Uzman isim, gemide saptanan 'Andes' varyantının insandan insana doğrudan bulaşabilme yeteneğine sahip çok nadir ve tehlikeli bir alt tür olduğunun altını çizdi. Geçmiş dönemlerde Arjantin'deki bir düğün organizasyonunda da yakın temaslı kişilerin birbirine virüs bulaştırdığına dair bulgular olduğunu hatırlattı.
Bu spesifik varyantın başlangıçta baş, kas ve eklem ağrılarıyla adeta şiddetli bir grip gibi seyrettiğini, sonrasında ise çok hızlı şekilde akciğer yetmezliğine yol açarak yüzde 30 ila 40 gibi oldukça yüksek bir ölüm oranına ulaştığını aktaran Timurkaynak, hastalığın doğrudan bir antiviral tedavisi bulunmadığı için erken solunum desteğinin hayat kurtardığını ifade etti. Avrupa ve Asya'da karşılaşılan diğer hantavirüs formlarının ise farklı bir klinik tablo çizerek ağırlıklı olarak böbrek fonksiyonlarını bozduğunu belirten Timurkaynak, bu vakalardaki ölüm riskinin yüzde 1 ila 15 seviyelerinde seyrettiğini sözlerine ekledi. DSÖ'nün virüsün Covid-19 kadar hızlı bulaşmaması ve mutasyona uğramaması sebebiyle yeni bir pandemi senaryosu beklemediğini söyleyen uzman, yine de durumun ciddiye alınması gerektiğini belirtti.
En hayati uyarıyı gemiden ayrılarak dağılan yolcular için yapan Prof. Dr. Timurkaynak, 24 Nisan'da Türkiye dahil çeşitli ülkelere yola çıkan bireylerin kuluçka süresi göz önüne alınarak en az altı hafta boyunca topluma kesinlikle karışmaması, sıkı bir karantina altında tutulması ve maske ile mesafe kurallarına harfiyen uyulması gerektiğini kaydetti.