Görme Kaybından Tıp Fakültesine Uzanan Azim

Lisede MS teşhisiyle görme kaybı yaşarken hastane odasında ders çalışarak tıp fakültesini kazanan Ege Ünal, şimdi kendisini tedavi eden hekimlerle meslektaş olmaya hazırlanıyor.

Haber Giriş Tarihi: 15.03.2026 08:01
Haber Güncellenme Tarihi: 15.03.2026 08:01

Hayatın getirdiği en ağır sınavlardan birini henüz lise sıralarındayken veren Ege Ünal'ın hikayesi, tıp dünyasında azmin ve kararlılığın en somut örneklerinden biri olarak tarihe geçiyor. Üniversite sınavına hazırlık sürecinin getirdiği yoğun stresin zirve yaptığı 11'inci sınıf döneminde aniden ortaya çıkan görme kaybı şikayetiyle hastaneye başvuran genç öğrenci, burada Multiple Skleroz (MS) tanısıyla karşılaştı. Ancak bu zorlu teşhis ve geçici görme kaybı, onu hedeflerinden uzaklaştırmak yerine bambaşka bir yaşam gayesine yöneltti.

HASTANE ODASINDA YEŞEREN TIP HAYALİ

Hastanede yatarak tedavi gördüğü o karanlık günlerde, gözleri görmemesine rağmen pes etmeyen Ünal, yatağında test ve deneme çözmeye devam ederek inanılmaz bir irade ortaya koydu. Bu amansız mücadele sırasında etrafında sürekli şifa dağıtan doktor figürlerini gözlemlemek, genç Ege için en büyük motivasyon kaynağına dönüştü. Tedavi sürecinde doktorların özverisinden derinden etkilenen Ünal, üniversite sınavını başarıyla geçerek hayalini kurduğu tıp fakültesine girmeye hak kazandı.

Şu an tıp fakültesinde ikinci sınıf öğrencisi olan Ünal, kariyer rotasını çoktan çizmiş durumda. Kendi hastalığı üzerinde çalışmanın kendisi için her zaman büyük "bir hayal" olduğunu belirten genç tıp adayı, ihtisasını nöroloji alanında yapmayı hedefliyor. Toplumda MS hastalığına dair oluşan önyargıları kırmayı amaçlayan Ünal, bu rahatsızlığın dışarıdan göründüğü kadar "umutsuz" bir tablo çizmediğini, kendi yaşam pratiği üzerinden kanıtlamaya çalışıyor. İleride hangi branşı seçerse seçsin, MS hastalığını hayatının değişmez bir "kırmızı çizgisi" olarak nitelendiren Ünal, benzer durumdaki ailelere ve gençlere rehberlik etmeyi en büyük gurur kaynağı olarak görüyor.

SOSYAL HAYATTAN KOPMAYAN BİR SAVAŞÇI

Ünal'ın başarısı sadece akademik hayatıyla sınırlı kalmıyor; hastalığın insanı hayattan koparmaması gerektiğinin de en canlı örneğini sergiliyor. Üniversiteye adım attığı ilk yıldan itibaren okulunun müzik grubuna katılarak gitar çalmaya başlayan genç yetenek, sosyal sorumluluk projelerinde aktif rol alıyor. Ünal, bir zamanlar hasta yatağında şifa aradığı hastanede, Tıp Bayramı etkinliklerinde ve çocuk servislerinde sahneye çıkarak "defalarca konser" verip diğer hastalara moral aşılıyor.

HASTADAN MESLEKTAŞA UZANAN GURUR TABLOSU

Bu mucizevi serüvenin bir diğer kahramanı ise Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Nöroloji Eğitim ve İdari Sorumlusu Prof. Dr. Ayşegül Neşe Çıtak Kurt. MS'in genellikle 20 ile 40 yaş aralığında görülen bir genç yetişkin hastalığı olduğunu belirten Prof. Dr. Kurt, tanı sonrasında ailelerin yaşadığı derin kaygı ve endişe sürecine dikkat çekiyor. Uzman hekim; erken tanı, uygun atak ve koruyucu tedaviler ile ilacını aksatmama şartıyla hastaların tamamen normal bir yaşantı sürebileceğini vurguluyor.

Prof. Dr. Kurt için Ege Ünal'ın hikayesini eşsiz kılan an ise fakülte merdivenlerinde yaşanan o duygu yüklü karşılaşma oldu. Derse yetişmek için merdivenleri çıkarken arkasından seslenen eski hastasını bir tıp öğrencisi olarak karşısında gören Kurt, Ünal'ın "Hocam ben artık hastanızım ama aynı zamanda da öğrenciniz oldum" sözleriyle tarifsiz bir mutluluk yaşadı. Yıllar önce hasta-hekim olarak başlayan bu meşakkatli yolculuk, bugün omuz omuza yürüyen iki meslektaşın umut dolu dayanışmasına dönüşmüş durumda.