
Medical Point Gaziantep Hastanesi uzmanları, giderek artan kolorektal kanser vakalarına karşı 50 yaş üstüne düzenli kolonoskopi çağrısı yaptı.
POLİPLERİN ERKEN TESPİTİ KANSERİ TAMAMEN ÖNLÜYOR
Medical Point Gaziantep Hastanesi Genel Cerrahi birimi uzmanları, toplum genelinde tırmanışa geçen kolorektal kanser vakalarına yönelik oldukça kritik uyarılarda bulunuyor. Hastalığın erken evrede tespit edilmesinin tedavi başarısındaki en büyük etken olduğunu belirten Prof. Dr. İbrahim Tayfun Şahiner; bu kanser türünün genellikle bağırsak iç yüzeyinde oluşan poliplerden kaynaklandığını, söz konusu poliplerin erken dönemde saptanıp vücuttan uzaklaştırılmasıyla kanser gelişiminin tamamen önüne geçilebileceğini aktarıyor. Uzman isim, özellikle 50 yaşını aşmış bireylerin ve ailesinde bu kanserin öyküsü bulunan kişilerin düzenli olarak kolonoskopi yaptırmalarının hayati önem taşıdığını vurguluyor.
GENÇ YAŞ GRUPLARINDA RİSK ARTIYOR: BELİRTİLERE DİKKAT!
Hastalığı tetikleyen risk faktörlerini detaylandıran Doç. Dr. Mesut Gül ise modern çağın getirdiği yaşam tarzının bağırsak sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekiyor. Düşük lif oranına sahip beslenme düzeninin, aşırı kırmızı et ile işlenmiş gıda tüketiminin, obezitenin, sigara kullanımının ve hareketsizliğin kanser riskini ciddi oranda artırdığı ifade ediliyor. Buna karşın sebze, meyve ve tam tahıl ağırlıklı beslenmenin, düzenli egzersiz yapmanın koruyucu bir kalkan oluşturduğu belirtiliyor. Son yıllarda genç yaş gruplarında da vaka artışlarının yaşandığını hatırlatan uzman hekim; uzun süren kabızlık veya ishal, dışkılama alışkanlıklarında farklılık, dışkıda kan, karın ağrısı, kansızlık ve sebebi bilinmeyen kilo kaybı gibi belirtilerin kesinlikle ciddiye alınması gerektiğinin altını çiziyor.
CERRAHİ MÜDAHALEDE MİNİMAL İNVAZİV AVANTAJI VE TARAMA ŞARTI
Hastalığın tedavi aşamalarına yönelik umut verici gelişmeleri paylaşan Dr. Öğr. Üyesi Başar Aksoy, kolorektal kanserle mücadelede en temel ve etkili yöntemin cerrahi müdahale olduğunu bildiriyor. Erken evrede gerçekleştirilen operasyonlarla tam iyileşme sağlanabildiğini kaydeden Aksoy; günümüzde yaygınlaşan laparoskopik ve robotik cerrahi gibi minimal invaziv (en az kesi) teknikler sayesinde hastaların daha az ağrı çektiğini, hastanede yatış sürelerinin kısaldığını ve günlük hayata dönüşlerinin hızlandığını belirtiyor. İleri evre vakalarda ise kemoterapi ve radyoterapinin de dahil edildiği multidisipliner bir yaklaşımla başarılı sonuçlar alındığı ifade ediliyor. Uzmanlar, hastalığın büyük ölçüde önlenebilir olduğunu hatırlatarak, 50 yaş üzerindeki herkesin hiçbir şikayeti olmasa dahi tarama programlarına katılmasının şart olduğunu yineliyor.
EDİTÖRÜN NOTU: Çağımızın en büyük handikaplarından biri olan "hızlı yaşa, hızlı tüket" kültürü, ne yazık ki en ağır faturasını sağlığımıza, özellikle de sindirim sistemimize kesiyor. Uzmanların da altını çizdiği gibi, eskiden daha çok ileri yaş hastalığı olarak bilinen kolorektal kanserin artık genç yaş gruplarının da kapısını çalması, masa başında geçen hareketsiz mesailerimizin ve işlenmiş gıdalara dayalı beslenme alışkanlıklarımızın doğrudan bir sonucudur. Toplum olarak "kolonoskopi" kelimesinden korkmak veya çekinmek yerine, bunun hayat kurtaran ve kanseri daha başlamadan bitiren basit bir tedbir olduğunu kabullenmemiz gerekiyor. Vücudumuzun verdiği o küçük sinyalleri görmezden gelmek, ileride geri dönüşü çok zor yollara girmemize sebep olabilir.