En Ölümcül Kanserler İçin Kritik Uyarı

Uzmanlar pankreas, karaciğer ve safra yolu kanserlerinin erken belirti vermediğini belirterek multidisipliner tedavinin hayati önem taşıdığını vurguladı.

Haber Giriş Tarihi: 05.03.2026 06:31
Haber Güncellenme Tarihi: 05.03.2026 06:31

Acıbadem Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan, pankreas, karaciğer ve safra yolları tümörlerinin dünyadaki en ölümcül kanser türleri arasında yer aldığını belirterek erken tanı ve multidisipliner tedavinin önemine dikkat çekti.

Acıbadem Maslak Hastanesi’nde hizmete giren Acıbadem Üniversitesi Pankreas, Karaciğer ve Safra Yolları Cerrahisi Ünitesi’nin açılışında konuşan Prof. Dr. Ceyhan, bu hastalıkların tanı ve tedavi süreçlerinin çoğu zaman birden fazla tıbbi branşın birlikte çalışmasını gerektirdiğini söyledi.

Gastroenteroloji, medikal onkoloji, radyoterapi, radyoloji, girişimsel işlemler, patoloji, anestezi ve yoğun bakım gibi farklı disiplinlerin koordineli çalışmasının tedavi başarısını artırdığını belirten Ceyhan, doğru hastanın doğru zamanda doğru tedaviye yönlendirilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.

Organ özelinde uzmanlaşmanın önemine dikkat çeken Ceyhan, modern tıpta belirli hastalık alanlarına yoğunlaşan merkezlerin daha başarılı sonuçlar elde ettiğini söyledi. Özellikle pankreas ve safra yolları gibi karmaşık hastalıklarda multidisipliner merkezlerin büyük avantaj sağladığını belirten Ceyhan, bazı tümörlerin kanserleşmeden önce takip edilerek erken aşamada yakalanabildiğini dile getirdi.

Kanser tedavisinde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını vurgulayan Ceyhan, özellikle pankreas kanseri tedavisinde geçmişe kıyasla büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirtti. Ceyhan, yaklaşık 25 yıl önce ameliyat sonrası 5 yıllık sağ kalım oranının yüzde 10 seviyelerinde olduğunu, günümüzde ise bu oranın yüzde 50’nin üzerine çıktığını söyledi.

Türkiye’de pankreas kanseri görülme sıklığının da arttığını belirten Ceyhan, her yıl yaklaşık 8 bin kişiye pankreas kanseri tanısı konulduğunu ifade etti. Pankreasın vücudun arka bölümünde yer alması nedeniyle tümörlerin çoğu zaman erken dönemde belirti vermediğini belirten Ceyhan, ani ortaya çıkan diyabet ve sarılık gibi belirtilerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

ABD’de yaşayan 54 yaşındaki Cüneyt Büyükbezci de yaşadığı tedavi sürecini anlattı. Gözlerinde ortaya çıkan sarılık nedeniyle doktora başvurduğunu belirten Büyükbezci, yapılan tetkiklerde pankreası saran bir tümör tespit edildiğini söyledi.

Tedavisini Türkiye’de sürdürme kararı aldıklarını ifade eden Büyükbezci, iki yıl süren süreçte tümörün ameliyat edilebilmesi için kemoterapi gördüğünü ve üç kez ameliyat masasına yattığını anlattı. İlk iki ameliyatta tümörün yeterince küçülmediğini öğrendiklerinde büyük hayal kırıklığı yaşadığını belirten Büyükbezci, üçüncü ameliyatta ise tümörün tamamen temizlendiğini söyledi.

“Üç kez ameliyat masasına yattım ve her seferinde tümör küçüldü mü diye endişelendim. Üçüncü ameliyattan sonra tümörün tamamen temizlendiğini öğrendim. Bir ay önce hayatımı geri kazandım” diyen Büyükbezci, kendisini iyi hissettiğini ifade etti.

27 yaşındaki Hazal Güngördü ise pankreasında damarlara yapışmış bir tümör tespit edildiğini ve birçok doktordan olumsuz görüşler aldığını söyledi. Felç kalma riskinin dile getirildiğini belirten Güngördü, Acıbadem Maslak Hastanesi’nde Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan tarafından gerçekleştirilen ameliyatla tümörün başarılı şekilde temizlendiğini ifade etti.

Güngördü, ameliyatın ardından sağlığına kavuştuğunu belirterek yaşadığı süreci “çok zor ama umut veren bir mücadele” olarak tanımladı.