"Dayak Yemiş Gibi" Uyanıyorsanız Dikkat: Kalıcı Hasar Bırakabilir!

Sabahları "dayak yemiş gibi" uyanmak iltihaplı romatizma habercisi olabilir. Uzmanlar, geç tanının kalıcı sakatlıklara yol açtığını vurguladı.

Haber Giriş Tarihi: 22.04.2026 10:39
Haber Güncellenme Tarihi: 22.04.2026 10:39
https://www.haberxr.com/

Sabahları "dayak yemiş gibi" uyanmak iltihaplı romatizma habercisi olabilir. Uzmanlar, geç tanının kalıcı sakatlıklara yol açtığını vurguladı.

TEŞHİSTEKİ GECİKME YILLARI BULUYOR

Medicana International Samsun Hastanesi'nden Romatoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Yeliz Zahiroğlu, iltihaplı eklem hastalıklarının teşhisinde yaşanan tehlikeli zaman kayıplarına dikkat çekti. Erken müdahale edilmediği takdirde hastaları tekerlekli sandalyeye mahkum edecek ve öz bakım yeteneklerini ellerinden alacak kadar ağır tahribatlar oluştuğunu belirten Zahiroğlu, tanı sürelerindeki vahim tabloyu paylaştı.

İltihaplı omurga romatizması olarak bilinen ve kalıcı kamburluğa yol açan ankilozan spondilitte teşhis 8 yılı bulabiliyor. Bu süre sedef romatizmasında (psöriyatik artrit) 3, romatoid artritte ise 2 yıla kadar uzayabiliyor. Tedaviye geç başlanması, hastalarda geri dönüşü olmayan eklem deformasyonlarına ve kalıcı engelliliğe zemin hazırlıyor.

FITIK VEYA YORGUNLUKLA KARIŞTIRILIYOR

Bu kritik zaman kaybının ardındaki en büyük neden ise belirtilerin günlük yaşamın olağan bedensel şikayetleriyle karıştırılması. Hastaların el veya ayaklarındaki şişlikleri fiziksel zorlanmaya, şiddetli bel ağrılarını ise fıtık problemine veya çok fazla ayakta kalmaya bağladığını aktaran uzman hekim, en net ipucunun sabahları ortaya çıktığını ifade etti.

Hastaların sık sık kliniklere gelip "Bütün gece hiç uyumamış, adeta dayak yemiş gibi hissediyorum" şeklinde şikayetlerde bulunduğunu söyleyen Zahiroğlu, bu tarifsiz yorgunluk hissinin aslında iltihaplı romatizmanın en karakteristik belirtilerinden olan "sabah tutukluğu" olduğunun altını çizdi.

FIRSAT PENCERESİNİ KAÇIRMAYIN

Henüz kalıcı sakatlıklar oluşmadan yakalanan "fırsat penceresinin" hayat kurtardığını belirten Dr. Zahiroğlu, doğru kişiye uygulanan doğru tedaviyle hastalığın büyük ölçüde geriletilebildiğini kaydetti.

Erken teşhis sayesinde bireylerin sanki hiç hasta değilmişçesine olağan yaşantılarına devam edebildiğini müjdeleyen uzman isim, tedavi uyumunun ise şart olduğunu vurguladı. İlaçlara başlandıktan sonra hastaların kesinlikle hekim takibinden çıkmaması gerektiğini hatırlatan Zahiroğlu, tedavi planının mutlaka doktor kontrolünde yönetilmesi ve ilaçların keyfi olarak asla kesilmemesi konusunda uyarılarda bulundu.