Çocukluk Çağı Kanserine Dikkat: Prof. Dr. Hilmi Apak'tan Erken Tanı Uyarısı

Pediatrik Hematoloji-Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hilmi Apak, çocuklarda kemik ağrısı, morluk ve lenf bezi şişliği gibi belirtilerin hafife alınmaması gerektiğini vurguladı.

Haber Giriş Tarihi: 17.02.2026 08:30
Haber Güncellenme Tarihi: 17.02.2026 08:30

Pediatrik Hematoloji-Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hilmi Apak, çocuklarda kemik ağrısı, morluk ve lenf bezi şişliği gibi belirtilerin hafife alınmaması gerektiğini vurguladı.

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi uzmanlarından Prof. Dr. Hilmi Apak, çocukluk çağı kanserlerinin yetişkinlere göre farklı seyrettiğini ve erken teşhisin hayat kurtardığını açıkladı. Çocuk kanserlerinin nadir görülmesine rağmen oldukça hızlı ilerleyebildiğini belirten Apak; lösemi, beyin tümörü ve lenfomaların en sık karşılaşılan türler olduğunu ifade etti. Gelişmiş tedavi yöntemleri sayesinde sağkalım oranlarının %80'in üzerine çıktığını hatırlatan profesör, başarının anahtarının "erken başvuru" olduğunu söyledi.

BASİT ENFEKSİYONLARLA KARIŞTIRILABİLİYOR

Kanser belirtilerinin sıklıkla sıradan hastalıklarla karıştırılabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Hilmi Apak, aileleri şu bulgulara karşı uyardı: "Sebebi açıklanamayan ağrılar, uzun süren şişlikler, geçmeyen veya sık tekrarlayan ateş ile gece terlemeleri uyarıcı olmalıdır. Ayrıca açıklanamayan kilo kaybı, kemik ve eklem ağrıları, ciltte kolayca oluşan morarma veya kanamalar fark edildiğinde, vakit kaybetmeden uzman bir hekime başvurulmalıdır."

%80’İN ÜZERİNDE BAŞARI ŞANSI

Günümüzde multidisipliner yaklaşımlar sayesinde tedavi başarısının ciddi oranda arttığını ifade eden Apak, çocukluk çağı kanserlerinde iyileşme oranlarının umut verici düzeyde olduğunu belirtti. Doğru merkezde ve doğru uzmanlarla yürütülen sürecin, hastalığın seyrini tamamen değiştirebileceğinin altını çizdi.

TEDAVİDE PSİKOSOSYAL DESTEK ŞART

Kanserle mücadelenin sadece tıbbi bir süreç olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Apak, psikolojik desteğin önemine değindi. Tedavi sırasında çocuğun sosyal hayattan ve okuldan tamamen kopmaması gerektiğini belirten Apak: "Çocuğun moral düzeyinin yüksek tutulması ve ailenin sürece bilinçli bir şekilde dahil edilmesi, tedavi başarısını doğrudan olumlu etkiler" dedi. Düzenli çocuk hekimi kontrollerinin ihmal edilmemesi, olası risklerin erkenden saptanması için en büyük güvence olarak gösterildi.

Editör Notu

Çocuklar söz konusu olduğunda "evhamlı olmak", geç kalmaktan çok daha iyidir. Prof. Dr. Hilmi Apak’ın da belirttiği gibi, sıradan bir enfeksiyon sandığımız o ateş veya "çocuktur, düşmüştür" dediğimiz o morluk, aslında vücudun verdiği bir alarm olabilir. Özellikle Multidisipliner tedavilerle yakalanan %80'lik başarı oranı, bize tıp dünyasının ne kadar ilerlediğini gösteriyor. Yeter ki o kritik eşiği; yani "erken tanıyı" kaçırmayalım.

Çocuğunuzun sağlık kontrollerini ne sıklıkla yapıyorsunuz? Bu tür belirtiler karşısında farkındalığınızın yeterli olduğunu düşünüyor musunuz? Yorumlarda görüşlerinizi paylaşarak diğer ailelere de ışık tutabilirsiniz.