Haber Giriş Tarihi: 15.09.2026 10:57
Haber Güncellenme Tarihi: 15.09.2026 10:58

SAMSUN (İHA) – Çene kemiği erimesinin implant tedavisine engel olmadığını belirten Diş Tabibi Osman Kılıç, uygun tedavi yöntemleriyle eriyen bölgelerde yeniden kemik oluşturulabildiğini ve birçok hastaya implant uygulanabildiğini söyledi.
Medicana International Samsun Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Bölümünden Diş Tabibi Osman Kılıç, ağız ve diş sağlığı konusunda doğru bilinen yanlışlara açıklık getirdi. Uzun süre dişsiz kalan ya da kemik erimesi olan çene kemiklerine de implant yapılan durumların olduğunu belirten Dt. Osman Kılıç, 20 yaş dişleri hakkında bilinmeyenleri de aktardı.
"Çene kemiği erime tedavisi ve implant aynı anda yapılabiliyor"
Bazı durumlarda kemik erimesi tedavisi ile implantın birlikte uygulandığını ifade eden Dt. Osman Kılıç, "Çene kemiği erimesi olanların implant tedavisi yaptırmasına engel bir durum oluşturup oluşturmadığı özellikle yaşlı hastalar tarafından sıklıkla soruluyor. Çene kemiği erimesi çoğu durumda kemik augmentasyon teknikleriyle önlenebilen, tekrardan kemik üretimi sağlanabilen bir hastalığımız. Çoğu durumda engel olmamakla birlikte uzun süreli dişsizliği olan hastalarımızda zamanla o bölgedeki diş kayıplarında o bölgede çene kemiğinde erimeler olabiliyor. Ama özellikle üst çene arka posterior bölgelerde sinüs yükseltme yöntemlerimiz var. Açık teknik var, kapalı teknik var. Bu tekniklerle bazen yeterli kemik miktarı da oluşturulabiliyorsa aynı anda implant tedavisi yapılabiliyor. Bazı durumlarda öncesinde kemik tozu uygulanarak sonrasında yaklaşık 4 ile 6 aylık bir bekleme sürecinden sonra yeterli kemik miktarı sağlandıktan sonra implant tedavisi ekseriyâ yapılabiliyor. Çoğu durumda yaşlanmaya veya uzun süreli dişsizliğe bağlı oluşmuş kemik yetersizlikleri tedavi edilebiliyor. Hatta çoğu zaman implant tedavisi ile aynı seansta yapılıp ardından implantın kemikleşmesi için 3 aylık bekleme sürecine girilebiliyor" dedi.
"Doğru pozisyonda olan ve yan dişlere zarar vermeyen 20 yaş dişleri olabiliyor"
Her 20 yaş dişinin çekilmediğine değinen Dt. Kılıç, "20 yaş dişleri özellikle genç hastalarda alt çene darlığıyla da birlikte çoğu zaman gömülü kalabiliyor. Yarı gömülü dediğimiz halde olabiliyor. Bazen tamamen çıkmış, sürmüş şekilde de olabiliyor. Doğru pozisyonda da olabiliyor. Ama özellikle temizlenmesinin zor olan bir bölgede olması, komşu dişe zarar verme riskini arttıran bir faktör. Sinirle ilişkili gömülü 20 yaş dişlerimiz var. Yani burada sinir hasarı oluşabilme riski var. Yine mutlaka bir uzman tarafından doğru konumlanmış, üç boyutlu bir tomografi altında tanısı konmuş, tedavisi planlanmış şekilde olması gerekiyor. 20 yaş dişleri mine kalitesi olarak da diğer dişler açısından çoğu zaman daha kalitesiz olabiliyor. Düzenli kontrollerini yapmak lazım. 20 yaş dişlerinde çoğu zaman dolgu, kanal tedavisi gibi tedavilere girmiyoruz. Başarı oranımız da düşük oluyor. Çoğu zaman bir önündeki komşu dişi, yani 7 numaralı dişi tutmak için 20 yaş dişinin çekimine gidiyoruz" diye konuştu.
Ayrıca 20 yaş dişlerinin çekilmesi gerektiği durumları da açıklayan Kılıç, "20 yaş dişini çekmediğimiz durumlar olabiliyor. 20 yaş dişini çekmediğimizde de hastanın ağız hijyeni iyiyse, dişin pozisyonu, kökleri ve kron dediğimiz gözüken kısmı doğru pozisyondaysa, tamamen çıkmış, sürmüş bir şekildeyse takip ettiğimiz, çekmediğimiz durumlar var. Burada dişin pozisyonunun eğri olması, dişin mine kısmını, sert dokusunu erittiği durumlarda bazen yan dişe zarar vermemek adına 20 yaş dişini çektiğimiz durumlar var" şeklinde konuştu.