"Aç Değil, Sıkıldığı İçin Yiyor": Tatilde Yapılan En Büyük Hata!

Okulların ara tatile girmesiyle birlikte evlerdeki "alarm" düzeni de devre dışı kaldı.

Haber Giriş Tarihi: 19.01.2026 09:30
Haber Güncellenme Tarihi: 19.01.2026 09:30

Okulların ara tatile girmesiyle birlikte evlerdeki "alarm" düzeni de devre dışı kaldı. Gece geç yatan, sabah öğlene kadar uyuyan çocukların biyolojik saati şaşarken, mutfak alışkanlıkları da alarm vermeye başladı. Uzmanlar, tatilde yapılan "kahvaltıyı atlama" ve "sıkıntıdan yeme" hatalarının, çocuğun hem bağışıklığını hem de zekasını etkilediğini belirtiyor.

Milyonlarca öğrenci için dinlenme zamanı olan ara tatil, ebeveynler için ise bozulmaya yüz tutan rutinlerle mücadele haftası anlamına geliyor. Okul dönemindeki disiplinli uyku ve yemek saatlerinin yerini, gece yarılarına kadar süren oturmalar ve öğlen yapılan kahvaltılar alıyor. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Aydın Çelikyurt, tatil rehavetinin çocukların metabolizmasında kalıcı hasarlar bırakabileceği konusunda aileleri uyardı.

"Kahvaltı ile Öğle Yemeğini Birleştirmeyin"

Dr. Çelikyurt'a göre yapılan en yaygın ve en tehlikeli hata, geç uyanan çocuğun kahvaltıyı atlaması veya bu öğünü öğle yemeğiyle birleştirmesi. "Nasılsa tatil, uyusun" denilerek esnetilen saatler, çocuğun gün boyu kan şekerinin dengesiz seyretmesine neden oluyor. Bu düzensizlik kısa vadede halsizlik ve dikkat dağınıklığı yaparken, uzun vadede tartıda istenmeyen rakamların görülmesine yol açıyor.

Açlıktan Değil, Can Sıkıntısından Yiyorlar

Evde geçirilen sürenin artması, çocuklarda "duygusal açlığı" tetikliyor. Dr. Çelikyurt, çocukların fiziksel olarak aç olmasalar bile, sırf yapacak bir şey bulamadıkları için mutfağa yöneldiklerini belirtiyor. Özellikle televizyon, tablet veya telefon karşısında yenen yemekler, "farkındasız tüketime" neden oluyor. Çocuk, ekranın büyüsüne kapılıp ne kadar yediğini anlamıyor ve doyma sinyalini alamıyor.

Paketli Gıda Tuzağına Dikkat

Bu süreçte en büyük düşman ise yüksek şeker, tuz ve yağ içeren paketli gıdalar. Konsantrasyon güçlüğü ve çabuk yorulmaya neden olan bu gıdalar, aynı zamanda bağırsak sağlığını bozarak kış günlerinde en çok ihtiyaç duyulan bağışıklık sistemini zayıflatıyor. Dr. Çelikyurt, cips ve bisküvi yerine şu "kurtarıcı" menüyü öneriyor:

Taze meyveyle tatlandırılmış yoğurt veya kefir.

Bir avuç çiğ kuruyemiş (ceviz, badem, fındık).

Şeker ilavesiz, ev yapımı yulaflı kurabiyeler.

Haşlanmış yumurta ve ayran.

Su İçmeyi Unutturmayın

Tatilde oyunun veya ekranın cazibesine kapılan çocuklar, su içmeyi de ihmal ediyor. Baş ağrısı ve kabızlığın en büyük nedeninin susuzluk olduğunu hatırlatan Dr. Çelikyurt, "Suyu cazip hale getirin. Renkli suluklar kullanın veya içine meyve dilimleri atın" tavsiyesinde bulunuyor.

Okula Dönüş Sendromu Yaşamamak İçin...

Tatilin son günlerinde ise aileleri "kademeli geçiş" mesaisi bekliyor. Okulun ilk günü sendrom yaşamamak için, uyku ve yemek saatlerinin okul açılmadan birkaç gün önce yavaş yavaş eski düzenine çekilmesi gerekiyor.

EDİTÖRÜN NOTU: TATİL REHAVETİ OBEZİTEYE DÖNÜŞMESİN

"Açıkçası tatil demek biraz da kuralların esnemesi demektir, bunu kabul ediyoruz. Hiçbirimiz çocuğumuzun sabahın 7'sinde kalkıp asker gibi kahvaltı yapmasını beklemiyoruz. Ancak Dr. Aydın Hoca'nın bahsettiği 'ekran karşısında yeme' meselesi gerçekten çağımızın vebası. Çocuk tabletin başındayken önüne ne koysanız yiyor, tadını bile almıyor. Bu hafta ebeveynler olarak biraz daha 'gözlemci' olmamızda fayda var. Dolabı cipsle değil, meyveyle dolduralım. Bir de şu 'sıkıldım' cümlesini duyunca mutfağı değil, parkı işaret edelim. Hem onlar enerji atsın hem biz nefes alalım."

HABER ÖNERİSİ: 1 Ayda 1 Milyon Ziyaretçi: 350 Milyon Euro'luk Yatırım Meyvesini Verdi