
Malatya'da 750 gramın altında doğan ve tedavide 400 grama kadar düşen üç prematüre bebek, zorlu yaşam mücadelesini kazanarak sağlıkla taburcu oldu.
Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi, tıp literatürüne geçecek cinsten bir başarı öyküsüne ev sahipliği yaptı. Henüz 25 haftalıkken, yani anne karnındaki gelişimlerini tamamlayamadan dünyaya gözlerini açan ve doğum ağırlıkları 700 ile 750 gram arasında değişen üç minik savaşçı, o incecik çizgide hayata tutunmayı başardı.
KUVÖZDEKİ BÜYÜK SAVAŞ KAZANILDI
Tedavi sürecinin en kritik evrelerinde ağırlıkları 400 gramın dahi altına düşen bebekler; uygulanan ileri düzey solunum destekleri, özel beslenme protokolleri ve kusursuz bir enfeksiyon kontrol kalkanı sayesinde adeta yeniden doğdu.
Sürecin kahramanlarından MTÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Nuriye Aslı Melekoğlu, bu minik bedenlerin hayatta kalmasının sadece standart tıbbi müdahalelerle açıklanamayacağını, işin içinde çok büyük bir adanmışlık olduğunu vurguladı. Neonatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Meral Alagöz ise aşırı düşük doğum ağırlıklı bu bebeklerin ayakta izlem aşamasına gelmesinin, perde arkasındaki o devasa ve uyumlu "ekip çalışmasının" eseri olduğuna dikkat çekti.
Yoğun Bakım 2. Basamak Sorumlu Hemşiresi İclal Belgen’in de belirttiği gibi, aylarca süren o yüksek hassasiyetli bakım ve uykusuz geceler, annelerin o minik yavrularını ilk kez sağlıkla kucaklarına aldığı an yerini tarifsiz bir mutluluğa bıraktı.
EDİTÖRÜN NOTU: Bir bebeğin 400 gram ağırlığa düşmesi ne demek, hiç düşündünüz mü? Neredeyse avucunuzun içine sığacak kadar küçücük bir bedenin, henüz tam gelişmemiş akciğerlerle her bir nefes için verdiği o inanılmaz savaş demek... Yenidoğan yoğun bakım üniteleri (YDYBÜ), hastanelerin en sessiz ama aslında en büyük, en amansız savaşlarının verildiği siperleridir. Dışarıdan bakıldığında sadece cam kuvözler, monitörler ve karmaşık kablolar görürsünüz; ancak o steril kapıların ardında, milimetrik damar yollarını açmaya çalışan hemşirelerin göz nuru ve miligramlık ilaç hesaplarıyla nöbet tutan doktorların muazzam emeği vardır. Bu üç bebeğin annelerine kavuşması sadece tıbbi bir istatistik değil; bilimin, sevginin ve insan iradesinin ölümle yaşam arasındaki o incecik çizgide kazandığı muazzam bir zaferdir.