
Van'da kalbi durup 25 dakika masajla hayata dönen 58 yaşındaki hasta, 5 gün komanın ardından yapılan yüksek riskli bypass ile hayata tutundu.
25 DAKİKALIK KALP MASAJI VE 5 GÜNLÜK KOMA
Van'ın Erciş ilçesinde yaşayan 5 çocuk babası Harbi Dağlarer (58), göğüs ağrısı şikayetiyle başvurduğu sağlık merkezinde anjiyo işlemi sırasında "kardiyak arrest" (kalp durması) yaşadı. Tam 25 dakika süren aralıksız kalp masajının ardından kalbi yeniden çalıştırılan Dağlarer, acil bypass için Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp Merkezine sevk edildi. Bilinci kapalı halde getirildiği hastanede 5 gün boyunca yoğun bakım ünitesinde komada kaldı.
DÜŞÜK KALP KASILMASIYLA YÜKSEK RİSKLİ OPERASYON
Hastanın komadan çıkıp bilincinin yerine gelmesinin ardından kritik ameliyat kararı alındı. Operasyon sürecini yöneten Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Tahir Olgaç, karşılaştıkları zorlu tıbbi tabloyu şu sözlerle özetledi:
"Normal bir bireyde yüzde 55-60 olan kalp kasılma oranı, hastamızda yüzde 25-30 seviyelerindeydi. Bu durum, ameliyatı bizim açımızdan oldukça yüksek riskli bir kategoriye taşıyordu."
"Tüm riskleri göze alarak hastanın 4 damarına bypass ve 2 damarına endarterektomi işlemi uyguladık."
"Başarıyla sonuçlanan ameliyatın ardından aynı gün solunum cihazından ayrılan hastamız, yoğun bakımdaki ikinci gününde servise çıkarıldı ve taburcu aşamasına geldi."
"KENDİ MEZARIMI GÖRDÜĞÜMÜ HATIRLIYORUM"
Yaşadığı süreci "Öbür dünyaya gidip gelmek" olarak tanımlayan Harbi Dağlarer, operasyonu gerçekleştiren hekimlere şükranlarını sundu. Kalbinin durduğu o karanlık anlara dair ürpertici bir detay paylaşan Dağlarer, "Tahir Olgaç hocamıza çok teşekkür ederim, beni Allah’ın izniyle kurtardı. Kalbim durduğu anları, hatta kendi mezarımı dahi hatırlıyorum. O an sanki mezarlığa doğru gidiyordum ve kendi mezarımı gördüm. Çok şükür şu an iyiyim" ifadelerini kullandı.
EDİTÖRÜN NOTU: Tıbbın sınırlarını zorlayan bu inanılmaz kurtuluş hikayesi, hem 25 dakikalık o kritik kalp masajını hiç bırakmayan acil müdahale ekibinin hem de yüzde 25 kalp kasılma oranına rağmen o büyük riski alıp ameliyata giren cerrahların ortak zaferidir. Ölümün kıyısından, hatta hastanın tabiriyle "kendi mezarının başından" dönülen bu olay, sağlık çalışanlarımızın insanüstü gayretini bir kez daha kanıtlıyor.