Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Büyük bir ülkeyiz ve iddialı hedeflerimiz var"

Haber Giriş Tarihi: 25.09.2026 19:19
Haber Güncellenme Tarihi: 25.09.2026 19:19
https://www.haberxr.com/
Fırat Üniversitesi bünyesinde hayata geçirilen Dr. Yasemin Açık AR-GE Merkezi’nin açılış törenine katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Büyük bir ülkeyiz ve iddialı hedeflerimiz var. Sıradan bir millet değiliz, sıradan bir devlet de değiliz. Çok da özel bir coğrafyadayız. Dünyanın geldiği bu yeni şartlarda da istikrarımızı koruyarak yeni hedeflere yürüme gayreti içindeyiz. Bunu ancak topyekün tüm ülkenin enerjisini harekete geçirerek başarabiliriz" dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Elazığ Fırat Üniversitesi bünyesinde iş insanı Prof. Dr. Yasemin Açık’ın katkılarıyla tamamlanan müstakil AR-GE merkezinin açılış programına katıldı. Fırat Üniversitesi’nin URAP genel sıralamasındaki başarısı, Shanghai alan sıralamasında yapay zeka alanında Türkiye ikinciliği ve TÜBİTAK projelerindeki liderliğine değinen Yılmaz, Anadolu’daki üniversitelerin yakaladığı bu ivmenin ülkenin geleceği açısından gurur verici olduğunu ifade etti.
Teknoloji üreten bir toplum olmanın bağımsızlık ve sosyal refah açısından kritik rol oynadığını belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Tekrar tebrik ediyorum. Fırat Üniversitesi URAP 2025-26 genel sıralamasında Türkiye’de 16. sırayı alırken 2026 Shanghai alan sıralamasında yapay zeka alanında Türkiye ikincisi olmayı başarmış bir üniversitemiz. Bu tablo üniversitelerdeki bilim insanları ve genç araştırmacılarımızın ülkemizin teknolojik hedeflerine verdiği desteğin de açık bir göstergesi. Fırat Üniversitesi TÜBİTAK Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı’nın 2023 yılı 2. döneminde 785 başvuru yapmış, 403 projesi desteklenmiş ve bu oranla Türkiye’de 1. sıradaki üniversite olmuştur. Bir sonraki dönemde de yine bu sayıların arttığını görüyoruz. Kıymetli katılımcılar, Fırat Üniversitesi’nin bilimsel çalışmalarda ulaştığı seviyeyi ve gençlerimizin proje geliştirme gayretini daha ileriye taşıyacak imkanları da genişletiyoruz" dedi.

Üniversite-sanayi iş birliğinin yanı sıra üniversitelerin zihinsel duvarlarını yıkarak toplumun tüm kesimleriyle entegre çalışması gerektiğinin altını çizen Yılmaz, "Bu üniversitemizin Doğu Anadolu Üniversitesi’nde olan bir kurumumuzun bu başarıları göstermesinden ayrıca gurur duyuyoruz. Bu önemli. Şunu gösteriyor bize, büyük bir ülkeyiz ve iddialı hedeflerimiz var. Sıradan bir millet değiliz, sıradan bir devlet de değiliz. Çok da özel bir coğrafyadayız. Dünyanın geldiği bu yeni şartlarda da istikrarımızı koruyarak yeni hedeflere yürüme gayreti içindeyiz. Bunu ancak topyekün tüm ülkenin enerjisini harekete geçirerek başarabiliriz. Sadece Ankara, İstanbul, İzmir’in enerjisiyle olmaz. Onlar çok kıymetli, ancak sadece birkaç ilin enerjisiyle ülkemizi hedeflerine ulaştıramayız. Hem adalet açısından dengeli dağılım açısından bölgesel dengesizliklerin giderilmesi bakımından hem de ülkemizin toplam potansiyelinin maksimum düzeyde kullanımı için bu çok önemli. Bir taraftan da sosyal adalet açısından önemli. Fırsat eşitliği dediğimiz bir kavram var. Nerede doğmuş olursa olsun, hangi sosyoekonomik arka plana sahip olursa olsun, hangi etnik gruptan, mezhepten, inançtan olursa olsun, ülkemizin hangi yöresinde yaşıyor olursa olsun tüm çocuklarımızın, gençlerimizin fırsat eşitliğine sahip olması devletimizin temel bir misyonudur. Bunu başarmak durumundayız. Bununla ilgili kamu usulüyle, özeliyle çaba sarf etmek durumundayız. Eğitimde, sağlıkta, altyapıda yaptığımız yatırımlar bununla anlam kazanıyor aslında. Fırsatı biz vermek durumundayız. Fırsatı değerlendirip değerlendirmemek bireysel çabaya kalmış. Onun orada yapacak bir şeyimiz yok. Orada oturacak gençlerimiz emek harcayacak, ter dökecek. O fırsatların açılışındayız" şeklinde konuştu.

Türkiye’nin AR-GE harcamalarının milli gelire oranının artmaya devam ettiğini ve bu harcamaların çoğunluğunun özel sektör kanalıyla gerçekleşerek hızlı bir şekilde katma değere dönüştüğünü vurgulayan Yılmaz, "Prof. Dr. Yasemin Açık’ın katkılarıyla tamamlanmış ve üniversitemize kazandırılmış müstakil bir AR-GE binasından bahsediyoruz. Bu araştırma ekosistemimize ve milli teknoloji hamlemize de inanıyorum önemli katkılar sunacaktır. Az önce Yasemin Hoca güzel altını çizdi gençlere hitap ederken. Sadece teknolojiyi tüketmeyin, buna katkıda bulunun, üretin diye bir mesaj verdi. Ben de bunu çok önemli görüyorum. Sadece teknoloji tüketen ülkeler veya insan toplulukları dünyadaki hiyerarşide aşağılarda olmaya mahkumdurlar. Teknoloji üretiminin bir parçası haline gelmediğiniz sürece ne sosyal refahı istediğiniz yere taşıyabilirsiniz, ne de gerçek anlamda bağımsız bir ülke olabilirsiniz. Dolayısıyla hem bağımsızlığımızın hem sosyal refahımızın en temel unsurlarından biri bilim ve teknoloji üretebilmemiz ve bunu da katma değere dönüştürebilmemizdir. Her şeyi elbette yapacak halimiz yok. Tabii ki başkaları da bir şey yapacak, alışveriş yapacağız ama o yarışın içinde mutlaka olmamız lazım. Bu açıdan bu merkezler gerçekten çok çok kıymetli. 7 gün 24 saat esasıyla hizmet veren, modern çalışma koşulları olan, gençlerimize, öğrencilerimize yeni imkanlar sunan bir merkezden bahsediyoruz. Yapılan çalışmaların sonuçlarını da görüyoruz. TEKNOFEST’te elde ettiğiniz 9 ödül, Savunma Sanayii Başkanlığımızdan alınan birincilik ve öğrencilerimizin 2026 Yapay Zeka Dil Ajanları Yarışması’nda Türkiye birinciliği hepimizi gururlandırıyor" diye konuştu.

Türkiye’nin kendi teknolojilerini geliştiren, yüksek katma değer üreten, uluslararası alanda söz sahibi bir ülke olabilmesi için, üniversitelerin araştırma gücünün son derece kritik olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Burada da üniversite-sanayi iş birliği, üniversitelerin açık bir sistem olarak çalışması çok değerli. Üniversite-sanayi iş birliği derken tüm toplumsal kesimlerle aslında. Çiftçisiyle de iş birliği, sivil toplumla da iş birliği, yerel yönetimiyle de iş birliği, tüm toplumsal kesimlerle iş birliği çok kıymetli. Katma değer buradan yürüyor aslında. Kapalı üniversitelere biz karşıyız. Üniversitelerin etrafında fiziki duvarlar olabilir, ona bir itirazımız yok. İhtiyaç varsa olsun. Ama zihinsel duvarlar olmamalı. Üniversite değişik kesimlere açık, herkesi dinleyen, iş birlikleri geliştiren de bir alan olmalı. Böyle olunca toplumsal faydayı da en üst seviyeye çıkarmış olur diye inanıyoruz. Bu merkezde de TUSAŞ’la bir iş birliği başlamış durumda. Seza Çimento, AGESA, Mega gibi yine çeşitli sanayi kuruluşlarıyla iş birlikleri var. Bunların artarak devam etmesi lazım. Bu merkezler sadece bilimsel anlamda katkılarıyla değil, katma değerimize, kalkınmamıza katkılarıyla da çok kıymetli merkezler. Değerli katılımcılar, Fırat Üniversitemiz artık 52 yıllık bir üniversite, köklü bir üniversite. Ar-Ge ve üretim kapasitesiyle inanıyorum ki çok daha güçlü yarınlarımızı inşa eden kurumlarımızdan olacak. Makro düzeyde de Ar-Ge’ye büyük önem veriyoruz. Vekilimiz az önce bazı rakamları paylaştı. En son rakamımız 1,46. Yani milli gelirimizin %1,46’sını Ar-Ge’ye harcıyoruz. Bu bir çeyrek asır önce yarımdı, yüzde yarım civarındaydı. İşte 1,2 milyar dolardan 20 milyar dolarlara gelmişiz. Daha kıymetlisi eskiden kamu ağırlıklı bir harcama varken şu anda 3/2’si Ar-Ge harcamamızın özelden geliyor. Dolayısıyla hızlı bir şekilde ticarileşiyor, katma değerimize katkıda bulunuyor. Bunu artırmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Açılış törenine, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın yanı sıra, Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, AK Parti Elazığ Milletvekilleri Prof. Dr. Erol Keleş, Ejder Açıkkapı, Mahmut Rıdvan Nazırlı, MHP Elazığ Milletvekili Semih Işıkver, CHP Elazığ Milletvekili Gürsel, Erol, Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, AK Parti Elazığ İl Başkanı Sencer Selamnoğlu, İş İnsanı Prof. Dr. Yasemin Açık, Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ, akademisyen ve çok sayıda öğrenci katıldı.