
Bakan Işıkhan, Mardin'de katıldığı etkinlikte AB fonlarıyla desteklenen 1200'ü aşkın projeyle 1,2 milyon vatandaşa ulaşıldığını açıkladı.
MARDİN'DE KÜRESEL VİZYON VE ORTAKLIK VURGUSU
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Mardin’de düzenlenen ‘İstihdam, Eğitim ve Sosyal Politikalar Sektörel Operasyonel Programı Mardin Deneyim Paylaşımı Etkinliği’ne katıldı. Çok sayıda ülkenin büyükelçisi ve AB delegasyon temsilcilerinin de yer aldığı programda konuşan Bakan Işıkhan, Türkiye ile AB arasındaki ilişkinin sadece teknik bir süreç değil; ortak değerler ve hedefler etrafında şekillenen güçlü bir iş birliği olduğunu vurguladı. Işıkhan, AB'nin "Çeşitlilik İçinde Birlik" anlayışının Mardin'de yüzyıllardır doğal bir biçimde yaşandığına dikkat çekti.
75 İLDE BİNLERCE HAYATA DOKUNAN PROJELER
Bakanlığın proje yönetim kapasitesi sayesinde Türkiye'ye tahsis edilen fonların son derece etkin kullanıldığını belirten Işıkhan'ın paylaştığı verilere göre süreç boyunca ulaşılan çarpıcı rakamlar şöyle:
Yaklaşık 1 milyar avroluk finansman kaynağı kullanıldı.
Türkiye'nin 75 ilinde toplamda 1200'ün üzerinde proje hayata geçirildi.
Bu projeler aracılığıyla tam 1 milyon 200 bin vatandaşa doğrudan ulaşıldı.
"GERÇEK BAŞARI İNSAN ONURUNU GÜÇLENDİRMEKTİR"
Projelerin sadece sayılardan ve teknik raporlardan ibaret olmadığını vurgulayan Bakan Işıkhan, asıl başarının sahada karşılık bulan somut insan hikayeleri olduğunu belirtti. Işıkhan, "Bir kadının ilk kez kendi gelirini elde etmesi, bir gencin iş hayatına adım atması, engelli bir bireyin sosyal hizmetlere erişerek hayatının değişmesi... Başarı; hayatlara dokunan ve kalıcı etkilere yol açan değişimdir" ifadelerini kullandı. Dijitalleşme ve yeşil dönüşüm gibi küresel dinamiklere de değinen Işıkhan, bu dönüşüm sürecinin Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki 'Türkiye Yüzyılı' vizyonuyla birebir örtüştüğünü kaydetti.
EDİTÖRÜN NOTU: Uluslararası fonların salt birer ekonomik girdi olmaktan çıkıp, kadınların, gençlerin ve dezavantajlı grupların hayatında kalıcı birer refah aracına dönüşmesi son derece kıymetli. Türkiye'nin bu projeleri 75 ile yayarak sergilediği kurumsal kapasite, sadece AB ile uyum sürecini güçlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda bölgesel kalkınma adaletsizliklerini giderme noktasında da örnek bir model oluşturuyor.