Haber Giriş Tarihi: 14.10.2026 11:38
Haber Güncellenme Tarihi: 14.10.2026 11:38

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Bu topraklarda üretilen her eseri, konuşulan her dili ve yaşatılan her kültürel değeri ortak mirasımızın bir parçası olarak görüyoruz" dedi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, kültürel hafızanın korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla Aleksandre Jaba Koleksiyonu ve Rami Kütüphanesi Kitap Lansmanı programını düzenledi. Ankara Milli Kütüphane Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen tanıtım programına katılarak açıklamalarda bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aleksandre Jaba Koleksiyonu ve Rami Kütüphanesi eserlerinin kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından önemli bir çalışma olduğunu belirterek, Aleksandre Jaba Koleksiyonu’nda 69 Kürtçe eserin tıpkıbasımının bir araya getirildiğini, Türkçe ve Kürtçe incelemelerle araştırmacıların kullanımına sunulduğunu ifade etti. Bakanlık olarak 2010 yılından bu yana Kürtçe klasik eserleri Türkçe çevirileriyle yayımladıklarını ve 2025 yılına kadar bu kapsamda 17 eser başlığını okuyucularla buluşturduklarını aktaran Bakan Ersoy, farklı dillerde üretilen eserlerin ortak kültürel mirasın bir parçası olduğunu vurguladı. Rami Kütüphanesi’nin tarihi kimliğinin korunarak çağdaş bir kütüphane ve kültür merkezine dönüştürüldüğünü kaydeden Bakan Ersoy, eserin yapının tarihini, mimarisini ve günümüzde üstlendiği işlevleri kapsamlı biçimde ele aldığını, kütüphanenin bu yıl Uluslararası Kütüphane Dernekleri ve Kurumları Federasyonu tarafından verilen Yeşil Kütüphane Ödülü’nde büyük ölçekli proje kategorisinde dünya birincisi seçilmesinin de bu dönüşümün uluslararası alandaki karşılığını gösterdiğini belirtti.
Kürtçe klasik ve el yazması eserlerden oluşuyor
Aleksandre Jaba Koleksiyonu, Rus diplomat Alexandre Jaba’nın Erzurum konsolosluğu döneminde Mela Mehmude Bazidi rehberliğinde derlediği Kürtçe klasik ve el yazması eserlerden oluşuyor. Uzun yıllar St. Petersburg’da saklanan bu koleksiyon, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları tarafından 13 cilt ve toplamda 7 bin 860 sayfa halinde basılarak günümüze ulaştı.
"Kültür alanındaki kamu hizmeti yalnızca mevcut değerleri muhafaza etmekten ibaret değildir"
Bakanlık olarak temel görevlerinin arasında kültürel değerleri korumak ve yaşatmak olduğunu belirten Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Kültür alanındaki kamu hizmeti yalnızca mevcut değerleri muhafaza etmekten ibaret değildir. Bizim temel görevlerimiz arasında kültürel değerleri araştırmak, korumak, yaşatmak, değerlendirmek ve yaymak bulunuyor. Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğümüzün; yazılı kültür kaynaklarını temin etmek, erişilebilir hale getirmek, yayımlamak ve kültürel üretimi desteklemek için yürüttüğü çalışmalar da işte bu yaklaşımı bilgi ve yayın alanında somutlaştırmaktadır. Yayıncılık penceresinden baktığımızda da bu faaliyet, metnin basılı bir ürüne dönüştürülmesinin ötesindedir. Bir kitabın ortaya çıkmasıyla birlikte bazen unutulmaya yüz tutmuş bir kaynak yeniden araştırmacıların kullanımına açılır, bazen bir yapının tarihi ve mimari hikayesi gelecek için kayıt altına alınır, bazen de farklı dillerde ve kültürel çevrelerde üretilmiş eserler daha geniş bir okuyucu kitlesiyle buluşur. Bugün lansmanını yaptığımız birbirinden çok farklı iki eser, ifade ettiğim bu bilinç ve anlayışın birer yansımasıdır. Aleksandre Jaba Koleksiyonu üzerinden, farklı bir dil ve kültür çevresinde meydana getirilmiş geniş bir yazılı mirası araştırmacıların ve okuyucuların erişimine sunuyoruz. Rami Kütüphanesi eseri ile de İstanbul’un tarihi yapılarından Rami Kışlası’nın kapsamlı bir dönüşümle çağdaş bir kütüphane ve kültür merkezine dönüşümünü kayıt altına alıyoruz" diye konuştu.
"Yaptığımız bu çalışmayla, kültür malzemesini düzenli ve erişilebilir bir yayın haline getirmiş olduk"
Aleksandre Jaba Koleksiyonu’nun kültür tarihinde önemli bir yere ait olduğunu dile getiren Bakan Ersoy, "Aleksandre Jaba Koleksiyonu’nun özgün hali 13 cilttir. Biz, yayın çalışmamızın kapsamı ve formatı doğrultusundan 15’inci cilt olarak okuyucularımıza sunuyoruz. Aleksandre Jaba’nın, Erzurum’daki görevi sırasında Kürtçeye duyduğu ilgiyle başlayan; Molla Mahmud Bayezidi’nin katkılarıyla genişleyen ciddi bir birikimi barındıran bu koleksiyonda toplam 69 Kürtçe eserin tıpkı basımları bir araya getirilmiştir. Mardin Artuklu Üniversitesi Türkiye’de Yaşayan Diller Enstitüsü ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğiyle hazırlanan bu koleksiyonun içerisinde yalnızca dil ve edebiyat bakımından değil; halk kültürü, folklor, sözlü anlatı geleneği ve dönemin toplumsal hayatı açısından da önemli kaynaklar bulunuyor. Dolayısıyla yaptığımız bu çalışmayla, araştırmacıların farklı alanlarda kullanabileceği bir kültür malzemesini toplu, düzenli ve erişilebilir bir yayın haline getirmiş olduk. Ayrıca her ciltte yer alan Türkçe ve Kürtçe inceleme ve tavsif metinleri, koleksiyonun araştırmacılar açısından kullanım değerini daha da artırmaktadır" şeklinde konuştu.
"Bu topraklarda üretilen her eseri, ortak mirasımızın bir parçası olarak görüyoruz"
Türkiye’nin zengin kültür mirasına sahip olduğunun altını çizen Bakan Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu topraklarda üretilen her eseri, konuşulan her dili ve yaşatılan her kültürel değeri ortak mirasımızın bir parçası olarak görüyoruz. Kültürel zenginliğimizi koruyup gelecek kuşaklara aktardıkça birbirimizi daha iyi tanıyor, kardeşliğimizi daha da güçlendiriyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin güçlü desteğiyle ilerleyen Terörsüz Türkiye hedefi, milletimizin huzur içinde, birlik ve beraberlikle geleceğe yürümesi iradesinin en önemli ifadesidir. Biz de kültürün birleştirici gücüyle ortak aidiyetimizi güçlendirmeye, her vatandaşımızın kendisini bu ülkenin kültürel hayatında bulabildiği bir geleceğe katkı sunmaya devam edeceğiz. Rami Kütüphanesi kitabı ise tarihi bir yapının geçirdiği dönüşümü bütün yönleriyle ele alıyor. Ancak Rami’nin hikayesini yalnızca bir restorasyon projesi olarak değerlendirmek eksik olur. Bugün Rami Kütüphanesi İstanbul’un en önemli merkezlerinden biri haline gelmiş; kitabı, yazma eserleri ve bilgiyi, araştırmayı ve kültür-sanat faaliyetlerini, eğitimi, sosyal yaşamı ve kamusal kullanımı aynı mekanda buluşturan muazzam bir çatıya dönüşmüştür. Dolayısıyla burada gerçekleştirdiğimiz şey, tarihi bir yapıyı geçmişteki haliyle korumaktan daha geniş bir anlam taşıyor. Aslen geçmişten devraldığımız bir yapının ve hafızanın bugünün ihtiyaçlarıyla yeniden ilişki kurmasını ve gelecek kuşakların kullanımına açık hale gelmesini sağlamış olduk. 2026 yılında Rami Kütüphanesinin büyük ölçekli proje kategorisinde, Uluslararası Kütüphane Dernekleri ve Kurumları Federasyonu Yeşil Kütüphane Ödülü’nde dünya birinciliğine layık görülmesi de bu yaklaşımın uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu göstermiştir. Bugün tanıttığımız kitap işte Rami’nin bütün bu yönlerini sayfalarında kayıt altına almış bulunuyor. Yapının tarihini, mimarisini, geçirdiği dönüşümü ve bugün üstlendiği işlevleri; akademik yazılar, mimari çizimler ve planlar, fotoğraflar ve uzman değerlendirmeleriyle birlikte okuyucusuna sunuyor."