
“Abi” dizisinde Nurgül karakterine hayat veren Yaren Yapıcı, oyunculuk serüveninden set deneyimlerine kadar birçok konuda samimi açıklamalarda bulundu. Daha önce Kardeşlerim, Hudutsuz Sevda ve Sahipsizler gibi projelerde de yer alan Yapıcı, her karakterle derin bir bağ kurmayı önemsediğini ifade etti.
Oyuncu, izleyiciye samimi bir duygu geçirebilmenin kendisi için en önemli kriter olduğunu belirterek, risk almaktan çekinmediğini ve anlatacak sözü olan uzun soluklu projelerde yer almayı hedeflediğini söyledi.
“İlk Sette Kendimi Ait Hissettim”
Oyunculuk hayalinin çocukluk yıllarına dayandığını dile getiren Yapıcı, 17 yaşında aldığı bir teklifin bu hayali yeniden hatırlattığını belirtti. İlk sete çıktığında kendisini ait hissettiğini ifade eden genç oyuncu, kariyer yolculuğunda yavaş ama emin adımlarla ilerlediğini aktardı.
Set disiplininin kendisini geliştirdiğini söyleyen Yapıcı, her yeni karakterle birlikte farklı bir dünyaya adım attığını vurguladı.
Sanat ve Müzik Hayatının Parçası
Günlük yaşamında sosyal bir yapıya sahip olduğunu ancak kendine zaman ayırmayı ihmal etmediğini belirten oyuncu, resim yapmanın ve müziğin hayatında özel bir yere sahip olduğunu paylaştı. Özellikle müziğin, karakterlere hazırlanma sürecinde kendisini beslediğini ifade etti.
Yapıcı’ya göre bir karakteri anlamanın yolu, o karakterin ruhuna temas edebilmekten geçiyor.
Aşka Değil, Sevgiye İnanıyor
Aşka dair düşüncelerini de paylaşan Yapıcı, aşkı yakıcı bir duygu olarak tanımladı. Ancak kendisinin daha çok sevgiye inandığını dile getiren oyuncu, sevginin emekle inşa edilen ve insanı büyüten bir bağ olduğunu söyledi.
Aşkı her zaman karşılıklı ve aynı yoğunlukta yaşamadığını belirten Yapıcı, buna rağmen bu duygunun insana güçlü bir yön kazandırdığını ifade etti.
14 Şubat Stili
14 Şubat’a dair hayali bir buluşma sorusuna ise Yapıcı, şık ve çekici bir stil tercih edeceğini, hafif koyu bir göz makyajı yapacağını ve kar yağsa bile topuklu ayakkabı giymekten vazgeçmeyeceğini söyledi.
Editörün Notu
Yaren Yapıcı’nın açıklamalarında dikkat çeken nokta, “risk” vurgusu. Genç oyuncular için güvenli alanlarda kalmak kolaydır; ancak uzun soluklu bir kariyer genellikle risk almayı gerektirir. Karakterle bağ kurma ve iç dünyasını besleme yaklaşımı, oyunculuğu sadece bir meslek değil, bir ifade biçimi olarak gördüğünü gösteriyor. Asıl belirleyici olan ise bu istikrarı projeden projeye taşıyabilmek olacak.