Şifanur Gül: “Hayatım Bitmeyen Bir Yolculuk”

Başarılı oyuncu Şifanur Gül, “Sumud” dizisi ve “Araf” müzikaliyle dikkat çekerken kariyer yolculuğunu ve hayatındaki yeni dönemi anlattı.

Haber Giriş Tarihi: 16.03.2026 23:30
Haber Güncellenme Tarihi: 16.03.2026 23:30

Son dönemde yer aldığı projelerle adından söz ettiren Şifanur Gül, oyunculuk kariyerindeki dönüşümü ve hayatındaki yeni dönemi anlattı. Dram projelerindeki performansıyla öne çıkan oyuncu, son olarak “Sumud” dizisindeki rolüyle dikkat çekerken sahnede büyük ilgi gören “Araf” müzikaliyle de tiyatro seyircisinin karşısına çıktı.

Ankara’da disiplinli bir ortamda büyüdüğünü ifade eden Gül, bugün geldiği noktayı yalnızca bir başarı hikâyesi olarak görmediğini belirtiyor. Oyuncu, kariyerini sürekli devam eden bir iç yolculuk olarak tanımlıyor.

“Kadın Olmak Benim İçin Güç Demek”

Farklı dönemlerden ve farklı mücadelelerden kadın karakterlere hayat veren oyuncu, kadın kimliğini güçlü bir yerden konumlandırdığını söylüyor. Gül, bugüne kadar canlandırdığı karakterlerin ortak özelliğinin güçlü olmaları olduğunu ifade ediyor.

Oyuncu bu konuda, “Kadın olmak tek başına benim için bir güç demek zaten” sözleriyle bakış açısını dile getiriyor.

Canlandırdığı karakterlerin kendisini dönüştürmekten çok enerjisini değiştirdiğini belirten Gül, “Sumud” dizisindeki Melisa karakterinin ise yalnızca kadınlara değil, insanlığa “görmeyi, duymayı ve hissetmeyi” hatırlatan bir hikâye sunduğunu vurguluyor.

Komedi Türünde Yeni Bir Adım

Başarılı oyuncu, kariyerinde yeni bir sayfa açtığı projelerden birinin de komedi türündeki “Mor Işıklar” olduğunu belirtiyor. Bu projeyle ilk kez komedi türünde bir deneyim yaşadığını söyleyen Gül, set sürecinin son derece keyifli geçtiğini ifade ediyor.

Henüz proje hakkında detay vermek için erken olduğunu dile getiren oyuncu, izleyicilerin eğlenceli bir yapımla karşılaşacağını belirterek merak uyandırıyor.

Sahne Tutkusu: “Araf” Müzikali

Oyunculuk kariyerinde tiyatronun özel bir yeri olduğunu dile getiren Gül, “Araf” müzikaliyle yeniden sahneye çıkmanın kendisi için büyük bir anlam taşıdığını söylüyor.

“Sahne en büyük hayalimdi ve öyle bir hayal ki gerçekleştiğinde bile hayal olarak kalabiliyor” diyen oyuncu, seyirciyle aynı havayı solumanın ve göz göze gelmenin kamera önündeki deneyimden çok daha farklı bir heyecan yarattığını ifade ediyor.

Gül’e göre tiyatro yalnızca bir performans alanı değil; aynı zamanda kariyerinin başlangıç noktası ve kökü.

Hayatındaki Dengeyi Nasıl Kuruyor?

Yoğun set temposuna rağmen özel hayatını önceliklendirdiğini söyleyen oyuncu, hayatındaki dengenin temelinin burada olduğunu belirtiyor.

“Özel hayatım benim önem listemde bir numaram. Orayı sağlam tuttuğumda başlama ve devam edebilme gücümü de oradan alıyorum” diyen Gül, bu dengenin kariyerine de olumlu yansıdığını ifade ediyor.

Set günlerinde enerjisini doğru yerde tutabilmek için ise kendine ait küçük ritüelleri olduğunu söylüyor. Sabahları yarım saat yalnız kalmak, kahve içmek ve kısa bir yürüyüş yapmak oyuncunun zihinsel hazırlık sürecinin önemli bir parçası.

“Hayatım Bir Havaalanı Gibi”

Kameranın sürekli üzerinde olmasının insanın kendini algılama biçimini değiştirebildiğini kabul eden oyuncu, son dönemde kendine dışarıdan daha az bakmayı tercih ettiğini belirtiyor.

Aşırı farkındalığın zaman zaman yorucu olabildiğini ifade eden Gül, hayatındaki en büyük ilham kaynağının çocukluğu olduğunu söylüyor.

“Kaybolduğumu hissettiğimde dönüp küçük Şifa’ya bakıyorum” diyen oyuncu, hayatını tek bir kelimeyle tanımlaması istendiğinde ise dikkat çekici bir metafor kullanıyor:

“Havaalanı.”

Şifanur Gül’e göre hayat; sürekli hareketin, merakın ve yeni başlangıçların olduğu bitmeyen bir yolculuk.