
Unutulmaya yüz tutan asırlık geleneksel taş baskı motifleri, TÜBİTAK destekli özel bir projeyle dijital sanata dönüştürülerek hayat buldu.
ANADOLU'NUN KÜLTÜREL HAFIZASI DİJİTAL TUVALDE
Geleneksel Türk el sanatlarının en önemli kollarından biri olan ve geçmişi yüzyıllar öncesine dayanan taş baskı sanatı, teknolojinin sunduğu imkanlarla yepyeni ve modern bir kimliğe kavuştu. Anadolu'nun kültürel hafızasını taşıyan, ancak günümüzde genellikle çeyiz sandıklarında veya kısıtlı yöresel kıyafetlerin üzerinde sıkışıp kalan tarihi motifler, genç bir üniversite öğrencisinin yenilikçi vizyonuyla dijital sanat eserlerine dönüştürüldü. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından '2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı' kapsamında desteklenmeye layık görülen bu özel çalışma, gelenek ile geleceği aynı çizgide, kusursuz bir uyumla buluşturuyor.
Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi'nde hayata geçirilen proje kapsamında, titiz bir akademik araştırmanın ardından bölgeye özgü 17 farklı tarihi taş baskı motifi tespit edildi. Ahşap kalıplardan çıkarak dijital ortama aktarılan bu asırlık desenler, çağdaş sanatın dinamikleriyle harmanlanarak 25 özgün tabloya dönüştürüldü ve sanatseverlerin beğenisine sunuldu.
"AMACIMIZ SANDIKLARDAN ÇIKARIP GENÇLİKLE BULUŞTURMAK"
Projeye danışmanlık yapan Prof. Dr. Metin Uçar, geçmişin izlerini taşıyan bu eşsiz desenleri sadece sergilemekle kalmayıp, günümüz estetik anlayışına nasıl uyarlayabilecekleri üzerine yoğunlaştıklarını vurguladı. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nin geçmiş dönem araştırmalarından da faydalanılan süreçte, tamamen bölgesel motiflerin çağdaş bir yorumla güncellenmesi sağlandı.
Projenin mimarı olan genç yetenek Şule Şahiner ise, kültürel mirasın sadece belirli yöresel eşyalara hapsolmasından duyduğu rahatsızlığı yenilikçi bir adıma dönüştürdüğünü ifade etti. Şahiner, "Bu eşsiz motifler maalesef sandıklarda duruyor, sadece belirli masa örtülerinin veya şalvarların üzerine basılıyordu. Yeni neslin bu zenginlikten haberdar olması, mirasımızın dijital sanatla tekrar kazanılması için yola çıktım. Amacım bu eserleri sadece dijital bir tablo olarak bırakmak değil; modern bir dille yeniden konumlandırmak" sözleriyle projenin çıkış noktasını anlattı.
PATENT SÜRECİ BAŞLIYOR: YENİ BİR TASARIM DİLİ
Sadece bir sanat projesi olmanın ötesinde, bu desenlerin günlük hayata ve modaya entegre edilmesi hedefleniyor. Siyah beyaz geleneksel baskıların yerini rengarenk, dinamik tasarımlara bıraktığı bu yeni konsept; fular, çanta, masa örtüsü ve modern tekstil ürünlerinde kullanılabilme potansiyeli taşıyor. Çağdaş bir vizyonla yeniden yorumlanan bu eserler sergi salonlarında ilgiyle karşılanırken, projeyi hukuki olarak güvence altına almak adına Türk Patent ve Marka Kurumu'na tescil başvurusunda bulunulması için de yasal süreç başlatılacağı açıklandı. Geleneksel mirası dijital çağın sınırsız olanaklarıyla buluşturan bu yenilikçi girişim, Anadolu'nun unutulmaya yüz tutan diğer zenginlikleri için de önemli bir ilham kaynağı oluşturuyor.