
Artvin Yusufeli'nde bu yıl 31'incisi düzenlenen ve 10 bin kişinin izlediği geleneksel boğa güreşlerinde 104 boğa kıyasıya mücadele etti.
10 BİN KİŞİ SOĞUK HAVAYA ALDIRIŞ ETMEDİ
Artvin’de 200 yıllık bir geçmişe sahip olan geleneksel boğa güreşleri sezonu, Yusufeli ilçesine bağlı Sarıgöl köyündeki 31. organizasyonla açıldı. Rize ve Erzurum’un da aralarında bulunduğu çevre illerden gelen 104 boğanın arenadaki kıran kırana mücadelesini, soğuk havaya rağmen yaklaşık 10 bin vatandaş tribünlerden ve kurulan çadırlardan büyük bir heyecanla takip etti. Ağırlıkları 380 ile 950 kilogram arasında değişen ve "Canpolat", "Bozo", "Katilim", "Tumtum" gibi ilginç isimler taşıyan devasa boğalar; baş, başaltı, küçük başaltı, büyük orta, küçük orta, ayak ve deste olmak üzere toplam 7 kategoride boy gösterdi.
ZORLU HAZIRLIK VE SIKI KONTROL
Arenaya çıkmadan önce kampa alınan boğaların hazırlık süreci ise adeta profesyonel sporcuları aratmadı. Organizasyonun arka planında öne çıkan çarpıcı detaylar şunlar oldu:
Boğalar her sabah düzenli yürüyüş ve koşularla form tuttu.
Kas ve enerji gelişimi için pekmez, üzüm kurusu, arpa, yumurta ve mısır gibi özel besinlerle takviye yapıldı.
Güreş öncesinde hayvanların birbirine zarar vermemesi için boynuzları törpülendi.
Haksız rekabetin önüne geçmek amacıyla tüm boğalar idrar testine tabi tutularak doping kontrolünden geçirildi.
TOPLAM YARIM MİLYON LİRA ÖDÜL
25 hakemin görev yaptığı dev festivalde dereceye giren boğaların sahiplerine toplam 500 bin TL para ödülü dağıtılırken, baş boğa sahibine büyük ödül olarak 100 bin TL verildi. Şampiyonlukların horon eşliğinde kutlandığı etkinlikte konuşan Sarıgöl Boğacılar Dernek Başkanı Mevlüt Akıcı, kadın ve erkek yetiştiricilerin sektöre dahil olmasıyla organizasyonun büyüdüğünü belirterek, boğacılığın bölgesel ölçekte çok önemli bir ekonomik ve kültürel değere dönüştüğünü vurguladı.
EDİTÖRÜN NOTU: Doğayla ve kadim geleneklerle iç içe yaşayan Karadeniz insanı için boğa güreşleri sıradan bir rekabet değil, kültürel bir şölendir. Özel diyetlerle beslenen, doping testlerinden geçirilen bu devasa hayvanlara gösterilen hassasiyet; bölge insanının hem doğaya duyduğu saygıyı hem de 200 yıllık bir mirası yaşatma konusundaki kararlılığını en güzel şekilde özetliyor.