Yozgat'ta Asırlık İmece: Kadınların Bayram Tatlısı Mesaisi

Yozgatlı kadınlar, bayram sofraları için imece usulü bir araya gelerek yöreye özgü gazete, kadayıflı ve burma tatlısı yapımına başladı.

Haber Giriş Tarihi: 19.03.2026 17:33
Haber Güncellenme Tarihi: 19.03.2026 17:33

Yozgatlı kadınlar, bayram sofraları için imece usulü bir araya gelerek yöreye özgü gazete, kadayıflı ve burma tatlısı yapımına başladı.

Yozgat'ta yaklaşan Ramazan Bayramı öncesi evlerde o özlenen geleneksel tatlı mesaisi büyük bir heyecan ve telaşla başladı. Yozgatlı kadınlar, bayram sofralarını en lezzetli ve doğal şekilde donatmak için kollarını sıvayarak mutfaklara girdi. Günümüzde metropollerde giderek unutulan "imece" usulünü yaşatan kadınlar, komşularıyla bir araya gelerek yöreye özgü gazete tatlısı, kadayıflı tatlı ve burma tatlısı gibi el emeği göz nuru lezzetleri üretmek için yoğun bir mesai harcıyor.

50 YILLIK TECRÜBE VE BİR GÜN SÜREN TATLI MESAİSİ

Komşularıyla toplanarak bu asırlık geleneği sürdüren Ayşe Kartal, bayram hazırlıklarının detaylarını ve mutfaktaki o tatlı telaşı paylaştı. Kadayıf, gazete tatlısı ve burma tatlısı yaptıklarını belirten Kartal, bu zahmetli sürecin tam bir gün sürdüğünü ifade etti. Hazırlıkların sadece tatlıyla sınırlı kalmadığını, bir gün börek bir gün tatlı açarak imece usulüyle çalıştıklarını anlatan tecrübeli ev kadını, bu hummalı çalışmanın tek amacının bayramda kapılarını çalacak misafirlere en iyi ikramı sunmak olduğunu vurguladı. Evlerinin bayramlarda son derece kalabalık ve bereketli geçtiğini söyleyen Kartal, dolma ve tatlı gibi lezzetlerin sofralarda mutlaka yerini aldığını belirtti. Hazır ürünlerin de kolayca alınabildiğini ancak evde yapılan tatlının lezzetinin bambaşka olduğunu savunan Kartal, tam 50 yıldır aralıksız tatlı yaptığını ve bu eşsiz zanaatı annesinden, komşularından ve aile büyüklerinden öğrendiğini sözlerine ekledi.

EDİTÖRÜN NOTU: Pastanelerden kilosu binlerce liraya alınan o fabrikasyon baklavaların, Yozgat'taki bu mütevazı mutfaklarda açılan "gazete tatlısının" samimiyetine ulaşması imkansızdır. Ayşe Teyze'nin 50 yıldır annesinden ve komşularından devraldığı bu reçeteler, aslında sadece un, şeker ve cevizden ibaret değil; bir kültürün, komşuluk ilişkilerinin ve dayanışmanın ta kendisidir. Bayramı bayram yapan şey, misafirin önüne konulan hazır bir kutu değil, o tepsiyi hazırlamak için komşularla geçirilen bir günlük o imece mesaisidir. Hazır tüketim çılgınlığının her yanımızı sardığı bu dönemde, ev yapımı tatlının o "bambaşka" lezzetini ve ruhunu koruyan Yozgatlı kadınlar, aslında Anadolu'nun o sarsılmaz kültürel hafızasını ayakta tutuyorlar.