Sivas’ın 87 Yıllık Alarmı: "Boru Öttü, Paydos Vakti!"

Sivas’ta TÜRASAŞ Bölge Müdürlüğü’nün tarihi saat kulesi ve ondan yükselen "boru sesi", 87 yıldır kentin en önemli simgelerinden biri. Eski su kulesinden dönüştürülen yapı, sadece fabrika işçilerinin değil, tüm şehrin zaman ayarı.

Haber Giriş Tarihi: 11.02.2026 21:19
Haber Güncellenme Tarihi: 11.02.2026 21:19

Cumhuriyetin ilk yıllarında, 1939’da "Sivas Cer Atölyesi" adıyla kurulan ve bugün TÜRASAŞ (Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii A.Ş.) Sivas Bölge Müdürlüğü olarak ülke ekonomisine can veren dev tesis, endüstriyel mirasının yanı sıra nostaljik bir geleneği de yaşatıyor. Ulusal ve uluslararası demiryolu sektörü için yük vagonları üreten, bakım ve onarım yapan bu devasa fabrika, Sivas’ın kentsel hafızasında görsel ve işitsel bir imgeye sahip: Tarihi Saat Kulesi ve meşhur "Boru Sesi".

Su Deposundan Saat Kulesine Dönüşüm

Fabrikanın kurulduğu yıllarda, buharla çalışan sistemlerin ve atölyenin su ihtiyacını karşılamak amacıyla inşa edilen 44 metre uzunluğundaki kule, teknolojinin değişmesiyle asıl işlevini yitirdi. Ancak yıkılmak yerine, estetik bir dokunuşla kentin simgesi haline getirildi.

Yaklaşık 87 yıl önce, binlerce çalışanın mesai saatlerini, vardiya değişimlerini ve mola sürelerini takip edebilmesi amacıyla kuleye dev saatler yerleştirildi. Böylece yapı, bir "Su Kulesi"nden "Saat Kulesi"ne evrildi.

Gören Saate Bakıyor, Göremeyen Sesi Dinliyor

Ancak fabrikanın geniş arazisinde her çalışanın kuledeki saati görmesi mümkün değildi. İşte bu noktada devreye giren ve bugün Sivaslıların "Boru" adını verdiği siren sistemi kuruldu.

Mesai başlangıcında, öğle paydosunda ve akşam iş bitiminde çalan bu güçlü düdük sesi, zamanla fabrikanın sınırlarını aştı. Saati göremeyen çalışanlar için bir uyarıcı olan boru sesi, yıllar içinde tüm Sivas halkının zamanı takip ettiği bir referans noktasına dönüştü.

Şehrin Ortak Ritmi

Günümüzde hala aktif olarak kullanılan sistem, Sivas’ta hayatın akışını belirlemeye devam ediyor. Sabah işe gidenler, öğle yemeğine çıkan esnaf veya okuldan dönen çocuklar, saatlerine bakmak yerine TÜRASAŞ’tan gelen o tok sesi bekliyor.

TÜRASAŞ yetkilileri ve çalışanları için bu kule ve ses, sadece bir zaman belirteci değil; aynı zamanda 1930’lardan bugüne uzanan emek, alın teri ve üretim kültürünün yaşayan bir kanıtı.

Editörün Notu: "Her şehrin kendine has bir sesi vardır. İstanbul için vapur düdüğü neyse, Sivas için de TÜRASAŞ'ın 'borusu' odur. Bu ses, endüstriyel bir gürültü değil, 'emek' sesidir. 87 yıldır dededen toruna herkesin duyduğu, iftar topu gibi beklenilen bu sesin susmaması, şehrin kimliğinin korunması adına çok önemli. Dijital saatlerin, akıllı telefonların dünyasında, bütün bir şehri aynı anda 'paydos' ettiren o analog ruhu seviyoruz. O kule orada durdukça, Sivas'ın kalbi de demiryoluyla atmaya devam edecek."