Narmanlı Müftüden Tarihî Telgraf: Balkan Savaşları’nın Gizli Vesikası!

Narman Müftüsü Habip Efendi’nin Balkan Savaşları sırasında cepheye gitmek için çektiği telgraf, Erzurumlu araştırmacı Taner Özdemir tarafından gün yüzüne çıkarıldı.

Haber Giriş Tarihi: 24.02.2026 13:30
Haber Güncellenme Tarihi: 24.02.2026 13:30

Balkan Savaşları’nın en zorlu günlerinde, Anadolu’nun doğusundan yükselen vatanperver bir ses, asırlar sonra arşiv tozlarından kurtularak günümüze ulaştı. Erzurum’un Narman kazasında görev yapan Müftü Habip Efendi’nin, Şark Ordusu Umum Kumandanlığı’na gönderdiği ve bizzat cephede görev alma isteğini içeren telgrafı, dönemin millî müdafaa anlayışını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Araştırmacı Taner Özdemir’in titiz çalışmalarıyla ortaya çıkan bu vesika, halk ile ordu arasındaki kopmaz bağı temsil ediyor.

"VATAN ŞEHİT KANIYLA YOĞRULMUŞ BİR EMANETTİR"

Müftü Habip Efendi, tarihî telgrafında vatan savunmasının sadece askerlerin değil, 7’den 70’e tüm milletin müşterek vazifesi olduğunun altını çiziyor. Vatan topraklarını "nice şehit kanlarıyla yoğrulmuş mukaddes bir emanet" olarak tanımlayan Müftü Efendi, bu emaneti korumanın hem dinî hem de millî bir borç olduğunu ifade ederek fiilen cepheye gitme arzusunu dile getiriyor. Bu ifadeler, Erzurum ulemasının millî bilinç konusundaki öncü rolünü bir kez daha kanıtlıyor.

TOPYEKÛN BİR SEFERBERLİK RUHU

Araştırmacı Taner Özdemir, Habip Efendi’nin bu müracaatına Başkumandanlık Vekâleti tarafından resmî bir teşekkür yazısıyla cevap verildiğini belirtti. Belgede, sadece erkeklerin savaşmaya değil, kadınların da yaralılara bakmak ve cephane taşımak üzere hazır beklediklerine dair ifadelerin yer aldığını söyleyen Özdemir, "Bu metin sadece askerî bir yazışma değil; toplumun her kesiminin katıldığı topyekûn bir seferberlik anlayışının somut belgesidir" dedi.

SIRADAN BİR TEBRİK DEĞİL, BİR İRADE BEYANI

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi olan Taner Özdemir, belgenin çok katmanlı bir kaynak değerine sahip olduğunu vurguladı. Özdemir, "Bu telgraf sıradan bir mesaj değildir. Din adamlarının sadece manevi destekle yetinmeyip, gerektiğinde bizzat tüfek kuşanmaya hazır olduklarını gösteren açık bir irade beyanıdır. Din-devlet ilişkileri ve taşra ulemasının konumu açısından paha biçilemez bir arşiv tanıklığıdır" ifadelerini kullandı.

Editör Notu

Narmanlı Müftü Habip Efendi’nin bu telgrafı, aslında İstiklal Harbi’ne giden yolun taşlarının nasıl döşendiğini bize gösteriyor. Erzurum’un manevi önderlerinin, vatan zora düştüğünde cübbesini çıkarıp cepheye koşma iradesi, bugün bizlerin üzerinde yükseldiği bağımsızlık ruhunun temelidir. Araştırmacı Taner Özdemir’in bu kıymetli vesikayı gün yüzüne çıkarması, sadece bir tarih araştırması değil, aynı zamanda bu vatanın nasıl kazanıldığını unutanlara verilmiş bir hafıza tazeletme dersidir. Müftü Habip Efendi ve tüm isimsiz kahramanlarımızı rahmetle anıyoruz.

Tarihî belgelerin gün yüzüne çıkması hakkında ne düşünüyorsunuz? Narmanlı Müftü Habip Efendi gibi yerel kahramanların hikayeleri sizce eğitim müfredatında daha fazla yer almalı mı? Yorumlarınızı bekliyoruz.