
Doğu Anadolu’nun sert kışı, tarihi ve doğal güzellikleri beyaz bir örtüyle kaplayarak eşsiz manzaralar ortaya çıkarıyor. Muş’ta son günlerde etkili olan kar yağışı, kentin simge yapılarından biri olan ve halk arasında "Muş Piramidi" olarak bilinen Mercimek Kale Höyüğü’nü adeta bir sanat eserine dönüştürdü. Murat Nehri’nin hemen kıyısında yükselen ve uzaktan bakıldığında kusursuz bir piramidi andıran bu yapı, kar altındaki görüntüsüyle görenleri kendine hayran bıraktı.
Hem Volkanik Bir Kubbe Hem Tarihi Bir Kale
Mercimek Kale, sadece görsel güzelliğiyle değil, jeolojik oluşumuyla da bilim dünyasının ilgisini çekiyor. MAUN Afet Yönetim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. İskender Dölek, bu yapının sıradan bir tepe olmadığını belirtiyor. Dölek’e göre Mercimek Kale, "Sergen riyolitleri" olarak adlandırılan volkanik bir yapıya sahip. Yer kabuğunun zayıf noktalarından yüzeye sokulan magmanın soğumasıyla oluşan bu "dom" (kubbe) yapısı, bölgenin jeolojik geçmişine ışık tutuyor.
Ancak Mercimek Kale’nin önemi sadece jeolojiyle sınırlı değil. Tarih boyunca stratejik bir nokta olarak kullanılan höyük, birçok efsaneye de ev sahipliği yapmış. Dr. Dölek, 1750’li yıllara kadar bu tepenin üzerinde bir kulenin veya kalenin bulunduğunu belirtiyor. Bölgenin güvenliği için gözetleme ve savunma amacıyla kullanılan bu yapıdan günümüze bazı kalıntılar ulaşmış durumda. Yani bu doğal piramit, aslında yüzyıllar boyunca insan eliyle şekillendirilmiş bir savunma kalesi işlevi görmüş.
"Jeorota" ile Turizme Kazandırılmalı
Muş’un bu eşsiz değerinin turizm potansiyeline dikkat çeken uzmanlar, bölgenin "Jeorota" veya "Kültür Rotası" kapsamına alınması gerektiğini vurguluyor. Mercimek Kale gibi doğal ve kültürel varlıkların envanterinin çıkarılması, sadece bilimsel açıdan değil, bölge ekonomisi açısından da büyük önem taşıyor.
Dr. İskender Dölek, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Üzerinde 1756 yılına kadar ayakta kaldığı belirtilen ve bölgede koruma görevi gördüğü düşünülen kuleye ait izlere bugün de rastlanabilmektedir. Bu alanlar yalnızca kültürel değil, yer bilimleri açısından da önemli bir değere sahiptir. Bu değerlerin entegre edilmesiyle oluşturulacak rotalar, il ve bölge turizmine önemli katkılar sunacaktır."
Dört Mevsim Görsel Şölen
Yazın yeşil bitki örtüsü ve Murat Nehri’nin maviliğiyle bütünleşen, kışın ise bembeyaz bir piramide dönüşen Mercimek Kale, fotoğraf tutkunları ve doğaseverler için keşfedilmeyi bekleyen bir hazine. Efsaneleri, tarihi kalıntıları ve jeolojik yapısıyla Muş’un bu simge yapısı, doğru tanıtımla Doğu Ekspresi rotası üzerindeki turistlerin yeni uğrak noktası olabilir.
Editörün Notu: " Muş’a uzanan coğrafya, aslında devasa bir açık hava müzesi gibi. Mercimek Kale’nin fotoğraflarına baktığınızda, Kapadokya’daki peribacaları veya Mısır’daki piramitler kadar etkileyici bir estetik görüyorsunuz. Bu tür 'jeosit' alanları, dünyada 'Jeoturizm' adı altında milyonlarca turist çekiyor. 1756 yılına kadar üzerinde bir kale olması ise burayı sadece bir kaya parçası olmaktan çıkarıp, yaşanmışlığı olan bir tarih sahnesine dönüştürüyor. Yolunuz Muş tarafına düşerse, Murat Nehri kenarında bir çay molası verip bu 'Anadolu Piramidi'ni izlemenizi tavsiye ederim."
HABER ÖNERİSİ: Denizli’de “Büyükşehirle Üreten Kadınlar Festivali” Başlıyor