İlmek İlmek Yarım Asır: Geleneksel Halı Sanatı Yaşatılıyor

Annesinden öğrendiği Yağcı Bedir halı dokuma sanatını yarım asırdır sürdüren Zehriban usta, bu mirası gençlere aktarmayı hedefliyor.

Haber Giriş Tarihi: 10.05.2026 22:00
Haber Güncellenme Tarihi: 10.05.2026 22:00
https://www.haberxr.com/

Geleneksel el sanatlarımızın en nadide örneklerinden biri olan Yağcı Bedir halı dokumacılığı, usta ellerde geleceğe taşınmaya devam ediyor. Bu kadim kültürel mirasın en önemli temsilcilerinden biri olan 51 yaşındaki Zehriban Emül, çocukluk yıllarında annesinin dizinin dibinde öğrendiği zanaatını tam yarım asırdır ilk günkü heyecan ve büyük bir sevgiyle sürdürüyor. Kapalı Türk düğümü tekniği kullanılarak büyük bir sabırla üretilen ve yıllar geçtikçe adeta antika bir esere dönüşerek değerlenen halıları ilmek ilmek dokuyan usta zanaatkar, mesleğini gelecek nesillere aktarabilmek için tezgahının başından bir an olsun ayrılmıyor.

Rüyalarını Süsleyen Kirkit Sesinden Ustalığa Zanaatını daha geniş kitlelere yaymak amacıyla halk eğitim merkezlerinde yaklaşık 30 yıl boyunca eğitmenlik yapan ve yüzlerce yeni öğrenci yetiştiren Emül, son 6 yıldır tüm enerjisini ve vaktini doğrudan tezgah başında üretime adadı. Halı dokuma serüveninin henüz ilkokul çağlarındayken annesinin yanında oyun oynayarak başladığını vurgulayan tecrübeli usta, o günlerden bugüne mesleğine olan derin bağlılığının hiçbir zaman azalmadığını ifade etti. İşi ilk öğrenmeye başladığı dönemlerde her gece rüyalarına halı dokurken kullanılan 'kirkit' aletinin sesinin girdiğini tebessümle hatırlatan Emül, "O zaman bu yolu hiç bırakmayacağımı çok iyi biliyordum. Bizim dokuduğumuz halılar kullanıldıkça kıymetleniyor, torunlara en güzel miras olarak kalıyor" diyerek emeğinin değerini özetledi.

En Büyük Hayali Gençlerin Tezgaha Oturması Geleneksel sanatların zamana yenik düşmemesi için uygulamalı eğitimin şart olduğuna dikkat çeken Zehriban Emül'ün en büyük arzusu ise el dokumacılığının okullarda gençlere tanıtılması. Çocukların bu köklü sanatla küçük yaşlarda buluşmasının ruhsal ve zihinsel gelişimlerine de son derece olumlu yansıyacağına inanan Emül, duygularını şu sözlerle dile getirdi: "Çocuklarımız haftada sadece bir saat bile olsa o tezgaha otursalar, renklerin ve motiflerin ahengine baksalar ruhları dinlenir. Ben kirkit sesinin herkesin kulağında güzel bir müzik tınısı gibi çınlamasını ve bu kadim mesleğin aydınlık yarınlara güçlü bir şekilde taşınmasını gönülden istiyorum."