
Burdur Gölhisar'da babasından devraldığı mirası yaşatan Memiş Bilgin, şifa deposu tescilli çörekotu kahvesini turistlerin beğenisine sunuyor.
BABADAN YADİGAR YARIM ASIRLIK LEZZET
Burdur'un Gölhisar ilçesinde 1975 yılında babasının kahvehanesinde başlayan çörekotu kahvesi geleneği, bugün 56 yaşındaki Memiş Bilgin'in ellerinde yaşamaya devam ediyor. İlçenin kültürel zenginliğinin kaybolmasına gönlü el vermeyen Bilgin, 10 yıl önce bu eşsiz lezzetin marka tescilini alarak çörekotu kahvesine resmiyet kazandırdı. Amacının sadece kahve satmak olmadığını belirten Bilgin, bu özel içeceği Gölhisar’ın Kibyra Antik Kenti ve meşhur kavurması gibi ilçenin kültürel değerleri arasına katmayı hedefliyor.
TÜRK KAHVESİ USULÜYLE, NOSTALJİK SUNUM
Yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği çörekotu kahvesinin kendine has hazırlanış ve sunum süreci şu aşamalardan oluşuyor:
Hasat edilip kurutulan çörek otu tohumları, özel olarak kavrulup değirmende toz haline getiriliyor.
İçerisine kavrulmuş nohut tozu ilave edildikten sonra klasik Türk kahvesi pişirme tekniğiyle pişiriliyor.
Kahvenin içine ilave edilen bir tutam çörek otu veya susam ile içimi daha keyifli hale getiriliyor.
Nostaljik objelerle dekore edilmiş mekanda kahve; ahşap senit üzerinde, toprak testideki su ve geleneksel lokum eşliğinde servis edilerek misafirlere bir zaman yolculuğu yaşatılıyor.
BİR FİNCANDA BİNBİR ÇEŞİT ŞİFA
Geleneksel lezzetinin yanı sıra sağlığa olan faydalarıyla da öne çıkan çörekotu kahvesinin bilinen başlıca şifalı özellikleri şunlar:
İdrar söktürücü özelliği bulunuyor ve hazmı kolaylaştırıyor.
İltihaplı hastalıklara karşı iyileştirici bir etki gösteriyor.
Mide ve bağırsaklarda meydana gelen şişkinlik ile gaz problemlerini gideriyor.
Öksürük, astım ve nefes darlığı gibi solunum yolu şikayetlerini hafifletiyor.
EDİTÖRÜN NOTU: Yarım asırlık bir aile mirasını sadece yaşatmakla kalmayıp onu tescilli bir yöresel markaya dönüştüren Memiş Bilgin'in bu emeği çok kıymetli. Kültürel değerlerimizin ve şifa kaynağı geleneksel lezzetlerimizin, modern zamanların tek tip tüketim alışkanlıklarına direnerek gelecek nesillere aktarılması, yerel turizmimiz açısından da büyük bir umut kaynağı.