Ege'nin Tek Kispet Ustası Çıraksızlığa Direniyor

Manisa'da yaşayan Ege Bölgesi'nin tek kispet ustası Murat Kozak, çırak yetişmemesi nedeniyle sanatının yok olmasından büyük endişe duyuyor.

Haber Giriş Tarihi: 18.04.2026 23:00
Haber Güncellenme Tarihi: 18.04.2026 23:00
https://www.haberxr.com/

Manisa'da yaşayan Ege Bölgesi'nin tek kispet ustası Murat Kozak, çırak yetişmemesi nedeniyle sanatının yok olmasından büyük endişe duyuyor.

YAĞLI GÜREŞİN GİZLİ KAHRAMANI

Manisa’nın Demirci ilçesinde, ağabeyi Mehmet Kozak ile birlikte 41 yıldır baba mesleği ayakkabıcılığı sürdüren Murat Kozak, Ege Bölgesi’nin tek kispet üreticisi olarak yağlı güreşlere adeta can veriyor. Yaklaşık 20 yıl önce güreşleri izleyerek ve deneme yanılma yöntemiyle kispet dikimini kendi çabalarıyla öğrenen usta, bugün pehlivanların en çok aradığı isimlerden biri haline gelmiş durumda.

DANA DERİSİNDEN ER MEYDANINA

Yılda ortalama 10 özel sipariş üzerine çalışan Murat Usta'nın üretim aşamaları büyük bir el işçiliği ve titizlik gerektiriyor:

Her bir kispet için çanta ve ayakkabı yapımında da tercih edilen, yaklaşık 3 metre uzunluğunda kaliteli dana derisi (vidala/cilt deri) kullanılıyor.

Üretim, pehlivanın beden ölçüsü hassasiyetle alınarak başlıyor ve kalıba göre kesim yapılıyor.

Kispetin en zor kısımlarından olan bel işçiliği ve nakışları dikiş makinesinde özenle işleniyor.

Üretilen el emeği kispetler; Antalya, Kocaeli, Erzurum, Edirne ve Balıkesir (Kurtdere) gibi illerdeki güreşçilere, özellikle Başpehlivan Kadir Ergin gibi ustalara gönderiliyor.

"ZANAAT ALTIN BİLEZİKTİR"

Eskisi gibi çırak bulunmamasından dert yanan ve mesleğini gelecek nesillere aktaramama korkusu yaşayan Kozak, "Kendi çocuklarım da dahil olmak üzere meslek veya sanat öğrenmek isteyen yok. Ben bu meslekle 2 çocuk büyüttüm. Ne olursa olsun zanaat altın bileziktir" diyerek yeni nesle sitemkar ama önemli bir öğüt veriyor.

EDİTÖRÜN NOTU: Er meydanında izlediğimiz o kıyasıya mücadelelerin arkasında, Murat Usta gibi yıllarını deriye ve ipliğe adamış gizli kahramanların emeği yatar. Yağlı güreş gibi köklü bir geleneğin yaşatılması, sadece pehlivanların yetiştirilmesiyle değil, onları o meydana hazırlayan bu nadide zanaatkarların da desteklenerek yaşatılmasıyla mümkündür.