
UNESCO miras listesindeki tarihi bahar şenlikleri için geri sayım başladı. Rengarenk kıyafetler ve 9/8'lik ritimlerle sokaklarda coşku hakim.
ASIRLIK EFSANE: BABA FİNGO'NUN DÖNÜŞÜ
UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde kendine yer bulan ve baharın gelişini müjdeleyen tarihi şenlikler için geri sayım resmen başladı. Her yıl 5 ve 6 Mayıs tarihlerinde büyük bir coşkuyla kutlanan, Roman kültürünün en köklü ve renkli geleneklerinden biri olan bu eşsiz etkinlik; müzik, dans, devasa ateşler ve nehir kıyısındaki geleneksel ritüellerle görsel bir şölene dönüşüyor. Etkinlik öncesinde rengarenk kıyafetlerini giyen vatandaşlar, 9/8’lik hareketli ritimler eşliğinde mahallelerinden kent merkezine inerek sokaklarda bayram havası estiriyor. Şenliğin en dikkat çeken yönlerinden birini ise nesilden nesle aktarılan "Baba Fingo" efsanesi oluşturuyor. Efsaneye göre, halkını kurtarmak amacıyla Kızıldeniz’e giren Baba Fingo’nun, her yıl 6 Mayıs sabahı bir nehirden geri döneceğine inanılıyor. Bu inanç doğrultusunda binlerce kişi, şafak vakti nehir kıyısında toplanarak baharın bereketini umutla karşılıyor.
UMUDUN VE YENİDEN DOĞUŞUN SİMGESİ
Kutlamalar kapsamında ilk gün yakılan devasa şenlik ateşinin ardından kortej yürüyüşleri ve konserler düzenlenirken, ikinci günün sabahında su kenarında geleneksel törenlere devam ediliyor. Şenliklerin derin bir kültürel anlam taşıdığını belirten Kent Konseyi Roman Çalışma Grubu Başkanı Turan Şallı, bu geleneğin farklı kültürleri birleştirdiğini vurguluyor. Şallı, şafak sökmeden su kenarında toplanan vatandaşların yüzlerini ve ellerini suyla buluşturduğunu belirterek, "Bu eşsiz ritüel, bereketin, ruhsal arınmanın ve yepyeni başlangıçların simgesidir. Bu şenlik bizim için yaşamın, umudun ve kazancın en güzel temsilidir" ifadelerini kullanıyor.
DİLEKLER SUYA BIRAKILIP BAHAR KARŞILANIYOR
Şenlik hazırlıklarına günler öncesinden başlayan 66 yaşındaki Suna Şallı ise yaşanan o büyük heyecanı şu sözlerle özetliyor: "Özel giysilerimizi özenle alıyor, saçlarımızı yapıyor ve en güzel yemeklerimizi hazırlıyoruz. Davul zurna eşliğinde sokaklarda doya doya eğleniyoruz. Şenlik sabahı çok erken kalkıp nehre inilir. Dilek ağaçlarına rengarenk kurdeleler bağlanır, kağıtlara yazılan umut dolu dilekler suya bırakılır. Müzik bizim en büyük mutluluğumuz; bu şenlik ise paylaşmanın, bir arada olmanın ve baharı kucaklamanın en saf halidir."