Amasya'da 150 Yıllık Sır: Şadırvanın Kubbesinde Üç Şehrin Destanı

Amasya'nın Merzifon ilçesindeki 360 yıllık Kara Mustafa Paşa Camii'nin şadırvanına 150 yıl önce nakkaş Zileli Emin tarafından gizlenen İstanbul, Amasya ve Viyana tasvirleri, görenleri kelimenin tam anlamıyla tarihi bir zaman tüneline çekiyor.

Haber Giriş Tarihi: 21.03.2026 17:00
Haber Güncellenme Tarihi: 21.03.2026 17:00

Amasya'nın Merzifon ilçesindeki 360 yıllık Kara Mustafa Paşa Camii'nin şadırvanına 150 yıl önce nakkaş Zileli Emin tarafından gizlenen İstanbul, Amasya ve Viyana tasvirleri, görenleri kelimenin tam anlamıyla tarihi bir zaman tüneline çekiyor.

Amasya'nın buram buram tarih kokan Merzifon ilçesinde, Asya ile Avrupa'yı derme çatma ahşap bir şadırvanın kubbesinde buluşturan muazzam bir sanat şaheseri asırlara meydan okuyor. 360 yıllık o ihtişamlı Kara Mustafa Paşa Camii'nin avlusunda yer alan şadırvanın külah bölümüne, 1865 yılında nakkaş Zileli Emin'in o sihirli fırçasıyla işlenen bu eşsiz minyatür; geç dönem Osmanlı resim sanatının en nadide, en gizemli örneklerinden biri olarak tarihe adeta ışık tutuyor.

İSTANBUL'UN SİLUETİNDEN VİYANA KUŞATMASINA UZANAN ZAMAN TÜNELİ

Nakkaşın o ince işçiliğiyle üçe bölünen bu ahşap tuvalin ilk sahnesinde, payitaht İstanbul'un o büyüleyici silueti arz-ı endam ediyor. Galata ve Bayezid kulelerinin heybetinden Haliç sularına, Sultanahmet ve Ayasofya'nın göğe yükselen minarelerinden mahyalarla süslenmiş o coşkulu Ramazan akşamlarına kadar her detay ilmek ilmek işlenmiş durumda. İkinci sahnede ise rotayı Anadolu'ya çeviren sanatçı; Yeşilırmak'ın sularında dönen su değirmenleri ve Amasya Kalesi'nin o tanıdık siluetiyle memleket özlemini resmediyor. Ancak eserin asıl can alıcı ve tüyleri diken diken eden kısmı, üçüncü sahnede gizli. Merzifon'un bağrından kopan o kudretli Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa komutasındaki Osmanlı ordusunun Viyana kapılarına dayandığı o tarihi kuşatma, ahşabın üzerine eşsiz bir gurur ve hüzün sarmalıyla kazınmış bulunuyor.

ASIRLIK ÇINARLARIN GÖLGESİNDE BİR SANAT MABEDİ

Bu emsalsiz eserin sadece turistik bir figür değil, kentin ruhu olduğunu belirten AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez; İstanbul'un, Viyana'nın ve Amasya'nın aynı fırçadan çıkan bu doyumsuz buluşmasının tüm sanatseverler tarafından mutlaka görülmesi gereken bir başyapıt olduğunu vurguluyor. Cami cemaatinin 80 yaşındaki çınarı Bedir Ak, eserin ilk günkü o asil duruşunu nasıl koruduğunu anlatırken; 85 yaşındaki Abdurrahman Morgöz ise avluda camiyle yaşıt olan ve 360 yıldır bu tarihi şölene tanıklık eden o devasa ikiz çınar ağaçlarının mekanın sembolü olduğunu hatırlatıyor.

EDİTÖRÜN NOTU: Bir Osmanlı sadrazamının kendi memleketindeki camisinin şadırvanına, onun hayatına mal olan Viyana Kuşatması'nı resmetmek, sıradan bir sanat icrası değil; tarihe düşülmüş devasa ve trajik bir nottur. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın Viyana önlerindeki o görkemli ama sonu hüsranla biten seferi, 150 yıl önce bir nakkaşın fırçasıyla İstanbul'un zarafeti ve Amasya'nın dinginliğiyle aynı ahşapta buluşuyorsa, burada sadece boya ve fırça değil, koca bir imparatorluğun hafızası konuşuyor demektir. Cami avlusundaki 360 yıllık çınarların gölgesinde abdest alırken başını kaldırıp Viyana'yı izlemek, Anadolu irfanının estetikle ve tarih bilinciyle nasıl kusursuzca harmanlandığının en muazzam ispatıdır.