
Hattuşa Antik Kenti, UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınışının 40. yılını kutlarken, hem tarihsel hem de kültürel önemiyle bir kez daha gündemde. Çorum’un Boğazkale ilçesinde bulunan antik kent, Hititler döneminden günümüze uzanan mirasıyla dikkat çekiyor.
UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras İhtisas Komitesi Üyesi Evrim Ölçer Özünel, Hattuşa’nın yalnızca arkeolojik bir alan değil, aynı zamanda insanlık tarihine yön veren bir merkez olduğunu vurguladı. Özünel, bu alanın UNESCO’nun barış ve insanlık ideallerini yansıtan önemli bir temsilci olduğunu ifade etti.
Tarihte bilinen ilk yazılı barış anlaşması olan Kadeş Antlaşması’nın bu topraklarda şekillendiğini hatırlatan Özünel, Hattuşa’nın bu yönüyle dünya tarihindeki yerinin ayrıcalıklı olduğunu belirtti.
“Miras alanlarının bütüncül olarak korunması son derece önemli” diyen Özünel, UNESCO yaklaşımının yalnızca somut kalıntıları değil, aynı zamanda bölgedeki yaşayan kültürü de kapsadığını ifade etti. Bölgede halen sürdürülen geleneklerin — örneğin doğadan bitki toplama ya da yerel yemek kültürü — Hititler dönemine kadar uzandığına dikkat çekti.
Hattuşa’nın korunmasının aynı zamanda Türkiye’nin kültürel marka değerine katkı sağladığını belirten Özünel, sürdürülebilir turizm anlayışının önemine vurgu yaptı. Yerel halkın katılımıyla yürütülecek bir turizm modelinin, hem mirasın korunmasına hem de ekonomik gelişime katkı sunacağını dile getirdi.
Özünel, “Bu mekan UNESCO’nun dünya ve insanlığa barış getirme idealinin önemli bir temsilcisi” diyerek, Hattuşa’nın gelecekte de bu misyonu sürdürmesi gerektiğini ifade etti.
Uzmanlara göre Hattuşa, yalnızca geçmişin izlerini taşıyan bir antik kent değil; aynı zamanda kültürel sürekliliğin, barışın ve ortak insanlık değerlerinin somut bir yansıması olarak öne çıkıyor.