Elektrikli Araç Sayısı 2 Katına Çıktı: Türkiye'de Büyük Dönüşüm!

Eşarj, 2025 sonu itibarıyla 123 milyon kg karbon salımını önlediğini duyurdu. Türkiye'deki elektrikli araç sayısı ise 1 yılda 185 binden 373 bine fırladı.

Haber Giriş Tarihi: 29.01.2026 03:00
Haber Güncellenme Tarihi: 29.01.2026 03:00

Türkiye yollarındaki sessiz devrim hız kesmeden devam ediyor. Fosil yakıtlı araçların hakimiyetinin yavaş yavaş kırıldığı, elektrikli mobilitenin ise ana akım haline gelmeye başladığı bu dönemde, şarj altyapısının niteliği de en az yaygınlığı kadar önem taşıyor. Enerjisa Enerji çatısı altında faaliyet gösteren Türkiye’nin ilk elektrikli araç şarj ağı operatörü Eşarj, 2025 yılı performans raporuyla sadece ticari bir başarıyı değil, devasa bir çevresel kazanımı da duyurdu.

25 Bin Araçlık "Temiz" Nefes

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Eşarj istasyonlarında gerçekleştirilen şarj işlemleri sayesinde 2025 yılı sonu itibarıyla tam 123 milyon kilogram karbon salımının önüne geçildi. Bu rakam, sadece kağıt üzerinde duran bir istatistik değil. Somut bir karşılaştırma yapıldığında, bu çevresel etkinin yaklaşık 25 bin fosil yakıtlı aracın bir yıl boyunca hiç trafiğe çıkmamasına eşdeğer olduğu belirtildi.

Eşarj'ın bu başarıdaki en büyük sırrı ise "kaynaktan tekerleğe" uzanan bütüncül yaklaşımı. Türkiye’de yeşil enerji sertifikasına (YEK-G) sahip ilk şarj operatörü olan şirket, istasyonlarında sunduğu elektriğin kömür veya doğalgazdan değil, rüzgar ve güneş gibi %100 yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlandığını belgeliyor. Bu sayede elektrikli araçlar, sadece egzoz gazı yaymadıkları için değil, tükettikleri enerjinin kaynağı da temiz olduğu için "gerçekten çevreci" oluyor.

Araç Sayısı 1 Yılda İkiye Katlandı

Eşarj Genel Müdürü Yakup Aydilek’in paylaştığı veriler, Türkiye’deki elektrikli araç pazarının ne kadar agresif bir büyüme trendine girdiğini de kanıtlar nitelikte. Aydilek’in verdiği bilgiye göre; 2024 sonunda Türkiye yollarında 185 bin elektrikli araç varken, 2025 Aralık ayı itibarıyla bu rakam rekor bir artışla 373 binin üzerine çıktı. Yani sadece 1 yıl içinde araç sayısı ikiye katlandı.

Bu talep patlaması, doğal olarak şarj altyapısı ihtiyacını da beraberinde getirdi. Aynı dönemde Türkiye genelindeki ticari şarj soketi sayısı 26 binden 38 binin üzerine yükseldi. Pazarın bu denli hızlı büyümesi, altyapı yatırımlarının önümüzdeki yıllarda da artarak devam etmesi gerektiğini gösteriyor.

Masa Başından Değil, Sahadan Yönetim

Eşarj, sadece istasyon kurmakla kalmayıp, kullanıcı deneyimini iyileştirmek için de dijital çözümlere odaklanıyor. Şirket, müşteri deneyimini masa başında kurgulamak yerine, bizzat sahadaki elektrikli araç sahiplerini dinleyerek şekillendiriyor.

"Eşarj Auto" ve "Seyahat Planlama" gibi özellikler, elektrikli araç kullanıcılarının en büyük korkusu olan "menzil kaygısını" (range anxiety) ortadan kaldırmayı hedefliyor. Ayrıca yeni istasyonların nereye kurulacağına karar verilirken, doğrudan kullanıcılardan gelen "lokasyon önerileri" dikkate alınıyor. Bu strateji, temiz enerjiyi yalnızca çevresel bir tercih olmaktan çıkarıp, kullanıcı açısından hızlı, kolay ve güvenilir bir deneyime dönüştürüyor.

Aydilek: "Sorumluluk Bilinciyle Hareket Ediyoruz"

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eşarj Genel Müdürü Yakup Aydilek, elektrikli mobilitenin çevresel faydasının ancak şarjın %100 yenilenebilir enerjiyle sağlandığında anlamlı olacağına inandıklarını vurguladı. Aydilek, "Büyüyen ve giderek daha rekabetçi hale gelen bu pazarda farkı yaratan yalnızca altyapı değil, kullanıcı deneyimi. Müşterilerimizi dinleyerek geliştirdiğimiz çözümlerle, 'Herkes için Daha İyi Bir Gelecek' hedefiyle sürdürülebilir mobiliteyi günlük hayatın doğal bir parçası haline getirmeyi amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı.

Editörün Notu: "Elektrikli bir araca binmek tek başına dünyayı kurtarmıyor; o aracın bataryasını hangi elektriği kullanarak doldurduğunuz asıl mesele. Eğer bir elektrikli araç, termik santralden gelen elektrikle şarj ediliyorsa, egzoz borusunu sadece şehir dışındaki santrale taşımış olursunuz. Eşarj'ın YEK-G hamlesi bu yüzden çok kıymetli. 'Kaynaktan tekerleğe temiz enerji' mottosu, gerçek sürdürülebilirliğin tanımıdır. 123 milyon kg karbon tasarrufu, ciğerlerimize çekmediğimiz tonlarca zehir demek."

HABER ÖNERİSİ: Beyaz Bastonu Eline Alan Anladı: Zifiri Karanlıkta Zorlu Sınav!