
Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök ve BM Mülteciler Yüksek Komiseri Barham Salih, Kilis Öncüpınar Sınır Kapısı'nda incelemelerde bulundu. 2024 sonu itibarıyla hızlanan geri dönüşlerin, internet üzerinden alınan randevularla "beklemesiz" ve şeffaf şekilde yürütüldüğü vurgulandı.
Türkiye, yaklaşık 13 yıldır ev sahipliği yaptığı Suriyeli sığınmacıların ülkelerine dönüş sürecinde yeni bir aşamaya geçti. "Gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüş" ilkesiyle yürütülen çalışmalar, uluslararası arenada da dikkat çekiyor. Bu kapsamda Türkiye’ye resmi bir ziyaret gerçekleştiren Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiseri Barham Salih, Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök ile birlikte Kilis’teki Öncüpınar Sınır Kapısı’na giderek süreci yerinde gözlemledi.
Ziyaret sırasında yapılan açıklamalarda, özellikle 8 Aralık 2024 tarihinin bir milat olduğu ve Suriye'deki gelişmelerin ardından dönüş trafiğinin ciddi oranda arttığı belirtildi.
İşlemler Nasıl Yapılıyor?
Dönüş sürecinin kaotik görüntülerden uzak, planlı ve programlı ilerlemesi için dijital altyapı devreye sokuldu. Hüseyin Kök, sistemin işleyişini şu sözlerle anlattı: "Kayıttan ulaşıma her adım, insan onuruna uygun şekilde planlanmaktadır. Gönüllü geri dönüş yapmak isteyen Suriyeliler, başvurularını sınır kapılarında değil, bulundukları illerden yapabilmektedir."
Sisteme göre;
Dönmek isteyen kişi internet üzerinden randevu alıyor.
İl Göç İdaresi Müdürlükleri, aynı gün veya en geç ertesi gün randevu veriyor.
Tüm resmi işlemler il müdürlüklerinde tamamlanıyor.
Hazır hale gelen kişiler sınır kapısına yönlendiriliyor, böylece kapıda yığılma veya bekleme yaşanmıyor.
"Öncü Göçmen" Modeli Güven Verdi
Türkiye'nin bu süreçte uyguladığı ve dünyaya örnek gösterilen "Öncü Göçmen" projesi de dönüşleri teşvik eden en önemli faktörlerden biri oldu. 1 Ocak - 1 Temmuz 2025 tarihleri arasında uygulanan bu pilot projede, geçici koruma altındaki Suriyelilere "ülkelerine gidip, ortamı görüp, beğenmezlerse geri gelme" hakkı (çıkış izni) tanınmıştı.
Bu uygulama sayesinde Suriye'deki düzelmeyi kendi gözleriyle gören "öncüler", Türkiye'deki ailelerine ve çevrelerine güven aşıladı. Bu durum, kalıcı dönüş kararının daha kolay alınmasını sağladı.
BM Gözetiminde Şeffaf Süreç
Uluslararası kamuoyunun "zorla geri gönderme" endişelerine karşı Türkiye, sürecin şeffaflığını Birleşmiş Milletler ile iş birliği yaparak kanıtlıyor. Geri dönüş işlemleri sırasında Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) temsilcileri de hazır bulunuyor.
Hüseyin Kök, "Süreç, insan hakları ve hukukun temelinde, medeniyet değerlerimizden güç alarak yürütülüyor. Ülkemizin kamu düzenini ve güvenliğini korurken, misafirlerimizin de onurlu bir şekilde evlerine dönmesini sağlıyoruz" ifadelerini kullandı.
Sınırdaki bu hareketlilik, hem Türkiye'nin göç yükünün hafiflemesi hem de Suriye'nin yeniden inşası adına tarihi bir dönemeç olarak değerlendiriliyor.
Editörün Notu: "Göç yönetiminde en zor aşama 'entegrasyon' değil, 'geri dönüş'tür. İnsanlar can havliyle kaçtıkları yere, ancak 'güven' duyarlarsa dönerler. Türkiye'nin uyguladığı 'gör-beğen-dön' (Öncü Göçmen) stratejisi, korku duvarlarını yıkan akılcı bir hamle oldu. Ayrıca işlemlerin dijitalleşmesi ve il merkezlerine çekilmesi, sınır kapılarındaki o eski, insan onurunu zedeleyen görüntülerin oluşmasını engelliyor. Düzenli göç, her iki ülkenin de menfaatinedir."
HABER ÖNERİSİ: Trump'ın "Yeni Amerika" haritası şaşırttı: Kanada ve Venezuela ABD'ye mi bağlanıyor?