
Asperger'den otizme kadar farklı tanılara sahip yeteneklerden kurulu "Sıradışı Çocuklar Orkestrası", 18 Nisan'da vereceği dev rock ve nostalji konseriyle toplumsal ön yargıları notaların gücüyle paramparça etmeye hazırlanıyor.
MÜZİĞİN EVRENSEL DİLİYLE YIKILAN ÖN YARGILAR
Sanatın o birleştirici ve iyileştirici gücünün engelleri nasıl aştığının en somut, en canlı kanıtı bugün sahnelerde yankılanıyor. Kadrosunda Asperger sendromundan otizme, disleksiden görme engeline kadar farklı tanıları bulunan pırıl pırıl gençlerin yer aldığı Sıradışı Çocuklar Orkestrası, müziğin o kusursuz evrensel diliyle farklılıkları devasa bir zenginliğe dönüştürüyor. Sadece bir müzik grubu olmanın çok ötesine geçen bu muazzam topluluk, sergiledikleri eşsiz sahne performansıyla dinleyenleri kendilerine hayran bırakarak koca bir topluma "farkındalık" dersi veriyor.
TUĞRUL ÖZTÜRK VE 9 YILLIK MUCİZE PROJE
Bu sarsılmaz müzik ordusunun mimarı ise 43 yaşındaki idealist müzik öğretmeni Tuğrul Öztürk. "Sıradışı Çocuklar" adını verdiği bu vizyoner müzik topluluğunu 2015 yılında, yani tam 9 yıl önce bir proje olarak başlatan ve orkestranın şefliğini üstlenen Öztürk, öğrencilerinin hepsiyle uzun yıllara dayanan sarsılmaz bir bağ kurmuş durumda. Sınır koyulmadığı takdirde tüm engellerin aşılabileceğini kanıtlayan başarılı şef, öğrencilerine tamamen normal davrandığını ve onlara duyduğu sonsuz güvenin çocuklar tarafından hissedildiğini vurgulayarak, "Engeller müzikle aynı noktada buluşuyor, tek ses oluyor" diyor ve ekibinin pek çok profesyonel müzik grubundan çok daha iyi müzik yaptığını gururla ilan ediyor.
BABA VE ÖĞRETMEN DESTEĞİYLE GÜÇLENEN KADRO
Bu efsanevi orkestranın kadrosu ise kelimenin tam anlamıyla bir yıldızlar geçidi. Piyanoda 25 yaşındaki Günsu Ergüven, davulda 14 yaşındaki Ecrin Uzar, ritimde 19 yaşındaki Utkan Yakalı, gitarda 10 yaşındaki Rüzgar Kalem ve vokallerde 14 yaşındaki Zeynep Uzel ile Faruk Balcı devleşiyor. Ancak sahnedeki dayanışma sadece çocuklarla sınırlı değil. Çocuklara sahnede çok ciddi bir rol model teşkil etmesi amacıyla, basgitarda 47 yaşındaki veli Nevzat Gökmen ve elektrogitarda 48 yaşındaki veli Alper Suner de ekibe eşlik ediyor. Orkestranın vokal gücüne ise 23 yaşındaki müzik öğretmeni Güzel Can Yılmaz o eşsiz sesiyle destek veriyor.
İSTİNYEART ARENA'DA 15 ŞARKILIK ROCK VE NOSTALJİ ŞÖLENİ
Yaklaşık 1 yıl önce tam teşekküllü bir orkestra halini alan ve birkaç ay önce Alsancak Cumhuriyet Meydanı'nda 4 parçalık mini bir konserle yeteneklerini ispatlayan grup, şimdi asıl büyük şovuna hazırlanıyor. 18 Nisan'da İstinyeArt Performans Arena'da sahne alacak olan Sıradışı Çocuklar, Barış Manço'dan Erkin Koray'a kadar Türk rock müziğine damga vurmuş isimlerin eserlerinin ve nostaljik şarkıların yer aldığı tam 15 şarkılık dev bir repertuvarla izleyici karşısına çıkacak. "Neden bizim çocuklarımız sanatçı olarak yaşamlarını idame ettiremesinler?" diyen Şef Tuğrul Öztürk, 9 yıllık emeğin en büyük meyvesi olan bu konserde mucizelere tanıklık edileceğini belirterek herkesi bu şölene davet ediyor.
DEÜ MEZUNU GÜNSU VE SOLİST FARUK: "BOMBA GİBİ GELİYORUZ"
Müzikle 2014 yılında tanışan ve 3 yıl önce Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği Bölümü'nden mezun olan orkestranın 25 yaşındaki piyanisti Günsu Ergüven, Tuğrul Hoca ile 9 yıl önce kesişen yollarının kendisini ne kadar geliştirdiğini anlatıyor. "Sana ihtiyacım var" çağrısıyla gruba dahil olan Ergüven, "Konserimiz için aşırı heyecanlıyım. Bomba gibi geliyoruz" sözleriyle o devasa enerjiyi yansıtıyor. Konuşmayı öğrendiği günden beri şarkı söyleyen 14 yaşındaki yetenekli solist Faruk Balcı ise konser fikrinin Tuğrul Hoca'dan çıktığını belirterek, Türkiye'de başarılı bir sanatçı olma kariyer hedefine doğru en büyük adımını bu dev sahnede atacağını müjdeliyor.
EDİTÖRÜN NOTU: Disleksi, otizm veya Asperger... Bu kelimeleri duyduğunda onlara acıyarak bakan veya toplumdan izole eden o sığ zihniyetin, 18 Nisan'da İstinyeArt Performans Arena'ya gidip o sahnede nasıl Erkin Koray ve Barış Manço çalındığını kulaklarıyla duyması gerekiyor. Müzik öğretmeni Tuğrul Öztürk'ün 9 yıl önce ektiği tohumlar, bugün 10 yaşındaki Rüzgar'ın gitar tellerinde, 47 yaşındaki bir babanın basgitar rifflerinde devasa bir isyana dönüşüyor. Engelli bireylere acımayı bırakıp onların konser biletlerini satın aldığımız gün, toplum olarak gerçek manada iyileşmiş olacağız.