
Hatay Samandağ'da meslek lisesi öğrencileri, kurdukları 'Züha' markasıyla çikolata, mantı ve kabak tatlısı üreterek hem öğreniyor hem kazanıyor.
Hatay'ın Samandağ ilçesinde bulunan Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, eğitimde teoriyi pratiğe dönüştüren muazzam bir başarı hikayesine imza atıyor. Okulun Yiyecek İçecek Hizmetleri Bölümü öğrencileri, mutfak önlüklerini giyerek sadece not almak için değil, profesyonel birer üretici olmak için tezgah başına geçti. İlk olarak tüm dünyayı kasıp kavuran Dubai çikolatası üretimiyle sektöre iddialı bir giriş yapan genç yetenekler, kısa sürede yelpazeyi genişleterek çikolatanın yanına mantı ve yörenin meşhur kabak tatlısı üretimini de ekledi. Uygulama derslerini adeta bacasız bir fabrikaya dönüştüren öğrenciler, kendi elleriyle ürettikleri bu özel lezzetlerin satışını da gerçekleştirerek hem mesleki tecrübe ediniyor hem de kendi ekonomik bağımsızlıklarını kazanma yolunda dev bir adım atıyorlar.
DUBAİ ÇİKOLATASI FURYASINDAN ZÜHA MARKASINA
Okul Müdürü Naim Haskioğlu, bir dönem başlayan o meşhur Dubai çikolatası furyasının ardından öğretmen kadrosuyla birlikte bu üretim fikrini nasıl profesyonel bir boyuta taşıdıklarını büyük bir gururla anlattı. Bu yenilikçi süreci sadece okul içi bir etkinlik olarak bırakmayıp gerçek bir markalaşma hamlesine dönüştürdüklerini belirten Haskioğlu, "Züha" adı altında tescilledikleri markalarıyla seri üretime geçtiklerini kamuoyuna duyurdu. Yiyecek İçecek Hizmetleri alanında eğitim gören tam 49 öğrencinin mantı, çikolata ve kabak tatlısı üretim bantlarında aktif ve maaşlı bir şekilde görev aldığını vurgulayan Okul Müdürü, gençlerin harçlıklarını kendi alın terleriyle kazandıklarını ifade etti. Haskioğlu, yıllardır dillerden düşmeyen "Meslek lisesi, memleket meselesi" anlayışını lafta bırakmayıp; üretim ve istihdamı eğitimle eşzamanlı yürüterek Türkiye'ye örnek olmaya devam edeceklerinin altını çizdi.
ÖZ GÜVEN ARTIRIYOR YAKINDA YUFKA DA ÜRETİLECEK
Öğrencilerin mutfaktaki gelişimini yakından takip eden Bölüm Öğretmeni Gizem Doğru ise amaçlarının, teorik bilginin tozlu sayfalarda kalmasını engelleyip, gençleri uygulamalı eğitimle doğrudan üretim sürecine katmak olduğunu belirtti. Bu sayede gençlerin mesleki öz güvenlerinin tavan yaptığını ve ince el becerilerinin kusursuzlaştığını söyleyen Doğru, asıl hedeflerinin öğrencileri mezuniyet sonrasında sektöre tam donanımlı ve hazır bireyler olarak kazandırmak olduğunu vurguladı. Yiyecek İçecek Hizmetleri Bölümü öğrencisi Asiye Ballı'nın anlattıkları ise bu vizyonun öğrenciler üzerindeki o muazzam etkisini en net haliyle özetliyor. Geçen seneden beri çikolata üretiminde canla başla çalıştığını, başlangıçta uygun bir atölyeleri ve yeterli aletleri olmadığı için sürecin kendilerine çok zor geldiğini itiraf eden Ballı; müdürlerinin ve öğretmenlerinin üstün gayretleriyle kurulan modern çikolata atölyesinde bugün harikalar yarattıklarını belirtti. Şu an çikolata, mantı ve kabak tatlısı yaptıklarını, yakında ise yufka üretimine de başlayacaklarının müjdesini veren yetenekli öğrenci, mezun olduktan sonra doğrudan bu sektörde ilerleyip tamamen kendi atölyesini açmayı hedeflediğini söyledi.
EDİTÖRÜN NOTU: Meslek liselerinin klasik "çırak yetiştirme" algısından kurtulup, kendi tescilli markasını (Züha) yaratan, piyasa trendlerini (Dubai çikolatası) yakından takip eden ve ticari bir işletme mantığıyla üretim yapan AR-GE merkezlerine dönüşmesi, Türkiye'nin eğitimdeki en büyük kurtuluş reçetesidir. Öğrenci Asiye Ballı'nın "Mezun olunca kendi atölyemi açacağım" vizyonuna kavuşması, o okulda sadece hamurun veya çikolatanın değil, doğrudan girişimci bir ruhun yoğrulduğunun en net kanıtıdır. Eğitim sistemimizin artık ezberci test kitaplarından ziyade, Samandağ'daki bu lise gibi çocukların eline mesleğin altın bileziğini takan, onlara paranın nasıl kazanılacağını ve bir markanın nasıl sıfırdan inşa edileceğini öğreten pratik üretim merkezlerine ihtiyacı var.