"Muhtarlıkların kaldırılması gideri azaltmaz, arttırır"

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ali Çiçek, muhtarlıkların bütçeye olan 24 milyarlık yükünün muhtarlıkların kaldırılması halinde 4-5 kat artabileceğini söyledi.

Haber Giriş Tarihi: 05.11.2026 10:28
Haber Güncellenme Tarihi: 05.11.2026 10:28
https://www.haberxr.com/
Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ali Çiçek, muhtarlıkların bütçeye olan 24 milyarlık yükünün muhtarlıkların kaldırılması halinde 4-5 kat artabileceğini söyledi.
Son günlerde tartışılan ve binlerce muhtarı ilgilendiren muhtarlıkların kapatılması konusu gündemi meşgul ediyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ali Çiçek, muhtarlıkların bütçeye olan 24 milyar liralık yükünün muhtarlıkların kapatılması halinde 4-5 kat fazla mali yük getirebileceğini söyledi. Çiçek, "Muhtarlık kurumu Türk medeniyeti açısından da aslında çok kıymetli bir kurum. Muhtarlığın başlangıç noktasında Emeviler ve Abbasiler’in bir mirası olarak Selçuklular’a kadar kaldığını biliyoruz. Selçuklular’dan da Osmanlı Devleti’ne ismi tam muhtarlık olarak geçmese de o mahallin reisi olarak belirlenmiş birileri var. Bu reisler daha çok o yörenin güvenliğini sağlama ve vergi toplama noktasında önemli bir görev üstlenmişler" dedi.

Muhtarlıklar 1933-1944 yılları arasında kaldırıldı
Muhtarlığın tarihinden bahseden Dr. Öğretim Üyesi Çiçek, "Osmanlı Devleti’ne de baktığımızda imamlar bu yükü uzunca bir süre üstlenmişler. 1833’te Kastamonu ayanı ölüyor ve yerine yeni bir ayan atamayarak, Tanzimat Dönemi’nde iki muhtar görevlendiriliyor. Bu uygulama özellikle vergi toplama kolaylığının ve Yeniçeri Ocağı’nın kapatılması sonrası güvenlik sorunlarının azaltılması noktasında muhtarların almış olduğu stratejik önemden dolayı 2. Mahmut, muhtarlığın bütün ülke genelinde yaygınlaşmasını istiyor. Bu uygulama Cumhuriyet ile beraber de devam ediyor. Dönüp baktığımızda tarihi süreçte 1933 yılında muhtarlığın 11 yıl boyunca kaldırıldığını görüyoruz. Özellikle belediye ve yerel yönetimlerle ilgili kanunların belirlenmesiyle beraber muhtarlara çok ihtiyaç duyulmadığı düşünülmüş ve muhtarlık 11 yıl kaldırılmış. 1944 yılına gelindiğinde muhtarların önemi tekrar anlaşılıyor ve aslında muhtarların özellikle mahallede yaşayan insanların sağlık durumları, sosyal yardımlara ulaşılması ve yine güvenlik gibi sebeplerle devletin gözü, kulağı olmasından dolayı muhtarlığı 1944’te tekrar getiriyorlar. O tarihten sonra bu durum günümüze kadar devam ediyor. Muhtarlığın her ne kadar tüzel kişiliği olmasa da ülkemizde varlığını sürdürüyor" ifadelerini kullandı.

"Muhtarlıkların kaldırılması bütçeyi rahatlatmayacak"
Teknolojinin gelişimiyle birlikte e-Devlet kullanımının arttığını söyleyen Çiçek, "Zaman zaman ’e-Devlet’in yaygınlaşmasıyla beraber muhtarlık kurumuna ihtiyaç var mı’ tartışmalarını ülkemizde görebiliyoruz. E-Devlet’in yaygınlaşmasıyla beraber kırtasiye işleri ciddi manada azaldı. Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre halkın yüzde 76’sı e-Devlet’i kullanabiliyor. Ancak 55 yaş ve üzeri kesimin sadece yüzde 30 civarı kullanabiliyor. Bu kesimin daha geleneksel yöntemlerle muhtarlardan faydalanarak devletle olan ilişkilerini sürdürmeye meyilli olduğuna dair literatürde çalışmalar olduğunu biliyoruz. Bütün bunları yan yana getirdiğimizde aslında e-Devlet her ne kadar gündelik olarak işlerimizi kolaylaştırmış olsa da muhtarlık kurumunun hala bir ihtiyaç olduğunu önümüze koyuyor. Siyasi partiler de zaman zaman bu tartışmaların içerisine giriyor. Daha çok sosyal medya üzerinden muhtarlığa çok ihtiyaç olunmadığına, bütçeye bir yük getirdiğine dair eleştiriler geliyor. Muhtarlığın şu an bütçeye olan yükü 24 milyar lira civarında ve asgari ücret düzeyinde muhtarlara maaş veriliyor. Bu kurumun kaldırılması durumunda bu miktarın bütçeyi rahatlattığına dair bakış açısı var ama bu kesinlikle olmayacak. Muhtarlığın kaldırılması ile beraber belediyeler her mahalle için muhtemelen bir temsilci atayacak. Çünkü belediye başkanlarının yeniden seçilebilmesi ve mahalli halkla bir şekilde iletişim kurmaları için bir temas noktasına ihtiyaç duyacaklar. Bu noktada belki çok daha büyük meblağlar ödenerek, belki yeni memuriyetler alınarak mevcut 24 milyar liralık meblağın 4-5 katına çıkması söz konusu olabilecek. Bu noktada aslında bütçeye yük olduğuna dair eleştirilerin aslında çokta haklı olmadığını söylemek mümkün" şeklinde konuştu.