Meteoroloji İstanbul ve Marmara Şiddetli Fırtına Uyarısı

Meteoroloji, Marmara'nın batısındaki 5 il için hızı 70 kilometreye ulaşacak fırtına uyarısı yaptı; çatı uçması ve ağaç devrilmelerine dikkat!

Haber Giriş Tarihi: 18.03.2026 16:29
Haber Güncellenme Tarihi: 18.03.2026 16:29

Meteoroloji, Marmara'nın batısındaki 5 il için hızı 70 kilometreye ulaşacak fırtına uyarısı yaptı; çatı uçması ve ağaç devrilmelerine dikkat!

Marmara Bölgesi'nin batı şeridi, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) son dakika uyarısıyla alarma geçti. İstanbul Bölgesel Tahmin ve Uyarı Merkezi'nin güncel hava durumu analizlerine göre, bölgeyi kuzey ve kuzeydoğu yönlerinden vuracak olan şiddetli hava muhalefeti, günlük yaşamı önemli ölçüde sekteye uğratmaya hazırlanıyor.

RİSK HARİTASINDA 5 İL VAR

Bugün öğle saatleri itibarıyla etkisini hissettirmeye başlayacak olan ve yarın gece saatlerine kadar kesintisiz sürmesi beklenen fırtınanın bilançosu şu kritik verilerden oluşuyor:

Hedefteki Şehirler: Şiddetli rüzgarın merkez üssünde İstanbul, Tekirdağ, Kırklareli, Edirne ve Yalova illeri bulunuyor.

Tehlikeli Hız: Standart rüzgar hızının çok ötesine geçerek 40 ila 60 kilometre hızla esecek olan fırtınanın, ani hamlelerle yer yer 70 kilometre hıza ulaşarak tehlike sınırını aşacağı öngörülüyor.

Görünmez Kazalar: Özellikle kara ve deniz ulaşımında ciddi aksamalar beklenirken, şehir içindeki fiziksel tahribat riski maksimum seviyeye çıkıyor.

Açıklamada, vatandaşların yaşanabilecek olası facialara karşı teyakkuzda olması gerektiği kurumun resmi raporuyla şu şekilde duyuruldu:

"Öğle saatlerinden itibaren rüzgarın, İstanbul, Tekirdağ, Kırklareli, Edirne ve Yalova çevrelerinde kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli rüzgar ve fırtına (40-60 km/saat, yer yer 70 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor. Fırtınayla birlikte ulaşımda aksamalar, çatı uçması ve ağaç devrilmesi gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır."

EDİTÖRÜN NOTU: Rüzgar hızının saatte 70 kilometreye çıkması kağıt üzerinde sıradan bir kış haberi gibi görünse de, özellikle İstanbul gibi dikey yapılaşmanın yoğun olduğu metropollerde bu durum bambaşka bir fiziksel tehdit yaratıyor. Yüksek binaların ve gökdelenlerin arasına sıkışan rüzgar, "koridor (veya tünel) etkisi" yaratarak zeminde tahmin edilenin çok daha üzerinde, adeta bir türbülans şiddetine ulaşır. Bu yüzden kurumların yaptığı "çatı uçması veya tabela düşmesi" uyarısı kesinlikle her kış tekrarlanan bir ezber değil; bizzat betonlaşan şehir mimarimizin doğayla girdiği tehlikeli sınavın bir sonucudur. Fırtına dinene kadar yüksek binaların diplerinden, inşaat iskelelerinden ve kökleri zayıflamış yaşlı ağaçların altından yürümekten kaçınmak, alınabilecek en basit ama en hayat kurtarıcı önlemdir.