Marmara'da 64 Yılın En Kuru Dönemi: İstanbul'u Susuz Bir Yaz Bekliyor!

NKÜ Dekanı Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer, 2025'in son 64 yılın en düşük yağışlı yılı olduğunu belirterek uyardı: "Barajlar nisan sonuna kadar %70'e ulaşmazsa perişan oluruz."

Haber Giriş Tarihi: 27.02.2026 11:45
Haber Güncellenme Tarihi: 27.02.2026 11:45

Marmara Bölgesi ve özellikle megakent İstanbul, tarihinin en kritik kuraklık sınavlarından birine hazırlanıyor. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Çorlu Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer, bölgedeki yağış rejimindeki korkutan değişimi rakamlarla ortaya koydu. 2025 yılının, son 64 yılın en düşük yağış ortalamasına sahip yıl olarak kayıtlara geçtiğini belirten Tecer, mevcut baraj doluluk oranlarının yaz aylarını kurtarmaya yetmeyeceğini vurguladı.

BARAJLARDA %30'LUK BÜYÜK KAYIP

İstanbul'u besleyen barajlardaki doluluk oranları, geçtiğimiz yıla oranla dramatik bir düşüş sergiliyor. Prof. Dr. Tecer, durumun ciddiyetini şu kıyaslama ile özetledi: "Bugün baraj doluluk oranımız %44 seviyelerinde. Ancak 2025'in Şubat ayında bu oran %74,5 idi. Aradaki %30'luk fark, milyonlarca insanın su ihtiyacı demek. Eğer nisan ayı sonuna kadar bu oran %70 seviyelerine çıkmazsa, yaz aylarını ciddi su kesintileri ve susuzlukla boğuşarak geçirmek zorunda kalacağız."

KAR YAĞIŞI OLMADAN BARAJLAR DOLMUYOR

Yağışın sadece miktarı değil, şeklinin de hayati önem taşıdığını ifade eden Tecer, beklenen kar yağışının gerçekleşmemesinin yer altı sularını vurduğunu söyledi. Bardaktan boşanırcasına yağan ani yağmurların barajları beslemediğini belirten Tecer, "Hızlı yağış toprağa sızamadan denize akıp gidiyor. Asıl barajları ve yer altı sularını besleyen kar yağışıdır. Kar, yavaş yavaş eriyerek toprağı emer ve rezervleri doldurur. Trakya ve İstanbul'da bu kış yeterli kar yağışı alamadık" dedi.

BUHARLAŞMA TEHLİKESİ: SUYUN DÖRTTE BİRİ UÇUYOR

Yaz aylarında artan sıcaklıkların barajlardaki suyu adeta "buharlaştırdığına" dikkat çekildi. Geçtiğimiz yıl yüksek sıcaklıklar nedeniyle buharlaşma kaybının %25'lere ulaştığını hatırlatan Prof. Dr. Tecer, barajda biriken her 4 litre suyun 1 litresinin daha kullanılmadan havaya karıştığını belirtti. Bu durum, mevcut su rezervlerinin korunmasını daha da zorlaştırıyor. Mart ve nisan aylarında mevsim normallerinin çok üzerinde bir yağış düşmemesi halinde, İstanbul için "turuncu alarm" verilmiş durumda.

YAĞMUR HASADI VE GRİ SU ARTIK ZORUNLULUK

Prof. Dr. Tecer, bireysel tasarrufun ötesinde sistemsel bir değişikliğin şart olduğunu vurguladı. Yağmur suyunun sele dönüşüp gitmesine seyirci kalınmaması gerektiğini söyleyen Tecer, çözüm önerilerini şöyle sıraladı:

Yağmur Hasadı: Özellikle büyük sitelerde yağmur suları toplanarak bahçe sulamasında kullanılmalı.

Gri Su Kullanımı: Kullanım alanlarına göre ayrıştırılan gri suların geri kazanımı mutlaka uygulamaya geçmeli.

Yaşam Biçimi: Su tasarrufu artık bir kampanya değil, kalıcı bir yaşam biçimi haline getirilmek zorunda.

Editör Notu

Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer’in "64 yılın en düşüğü" tespiti, kapımızdaki tehlikenin sadece bir "kurak yıl" değil, bir "su krizi" olduğunu gösteriyor. Ocak ve şubattaki yağışların yarattığı "barajlar doluyor" algısının bir yanılsama olduğu, %44’lük doluluk oranının geçen yıla göre çok geride kalmasıyla kanıtlanıyor. İstanbul gibi bir megakentin susuz kalması, sadece sosyal değil ekonomik bir yıkımı da beraberinde getirir. Yağmur hasadı ve gri su dönüşümü için mevzuatların kağıt üstünden sahaya inmesi, her bir damlanın peşine düşmemiz gereken bir döneme giriyoruz.

İstanbul ve Marmara'daki bu su krizi uyarısı hakkında ne düşünüyorsunuz? Kendi evinizde su tasarrufu için hangi önlemleri alıyorsunuz? Yorumlarınızı ve çözüm önerilerinizi bekliyoruz.