Mardinli Usta Tespih Tanelerine Negatif Oymayla Cami İşliyor

Mardinli minyatür sanatçısı Seyfettin Çelik, dünyada sadece kendisinin uyguladığı negatif oyma tekniğiyle tespih tanelerine camiler işliyor.

Haber Giriş Tarihi: 26.03.2026 05:30
Haber Güncellenme Tarihi: 26.03.2026 05:30

Mardinli minyatür sanatçısı Seyfettin Çelik, dünyada sadece kendisinin uyguladığı negatif oyma tekniğiyle tespih tanelerine camiler işliyor.

TESPİH TANELERİNDE MİNYATÜR CAMİLER

Mardin'de "Sofi Usta" olarak tanınan 37 yaşındaki minyatür sanatçısı Seyfettin Çelik'in, negatif oyma yöntemiyle tespih tanelerinin içine Ayasofya, Selimiye ve Sultanahmet gibi tarihi camileri işlediği bildirildi. Dicle Üniversitesi ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinde eğitim alan Çelik'in, İstanbul'da tanıştığı bu zorlu tekniği kendi imkânlarıyla geliştirerek tespih sanatına uyarladığı aktarıldı. Yapımı aylar süren eserlerin yoğun ilgi gördüğü ifade edildi.

"KİMSE ÖĞRETMEDİ, KENDİ KENDİMİN USTASI OLDUM"

Ermeni ustalardan öğrenmek istediği negatif oyma sanatını kendisine kimsenin öğretmeye yanaşmadığını belirten Çelik'in, uzun uğraşlar sonucu kendi kendisinin ustası olduğunu ifade ettiği kaydedildi. Çelik'in, makine ve uç gibi gereçleri kendi çabalarıyla temin ederek öğrendiği bu tekniği, ilerleyen zamanlarda geleneksel tespih sanatına dönüştürmeyi başardığı aktarıldı.

DÜNYADA TESPİHE UYARLAYAN TEK İSİM

Yaptığı sanatın taşın içine tersten heykel yapma temeline dayandığını vurgulayan Çelik'in, takı taşlarında bu sanatı dünyada sadece birkaç ustanın yapabildiğini, tespihe uyarlayan tek kişinin ise kendisi olduğunu belirttiği ifade edildi. Yaklaşık 15 yıldır icra ettiği bu yöntemin, Mardin'in binlerce yıllık kaybolmuş bir geleneğinin yeniden doğuşu olabileceğini ve geleneksel sanatlarımıza büyük değer katacağına inandığını dile getirdiği kaydedildi.

EDİTÖRÜN NOTU: Mardin gibi taşın adeta şiire dönüştüğü kadim bir şehirde, bir tespih tanesinin o küçücük dünyasına Ayasofya'yı veya Selimiye'yi sığdırmak kelimenin tam anlamıyla bir sabır ve zanaat mucizesidir. "Kimse öğretmedi, kendi kendimin ustası oldum" diyen Seyfettin Usta'nın bu azmi, Anadolu insanının içindeki o cevherin imkânsızlıklar içinde bile nasıl parlayabildiğini gösteriyor. Bu nadide sanatın, kaybolup gitmemesi adına desteklenerek gelecek kuşaklara aktarılması kültürel mirasımız için büyük önem taşıyor.