Kuraklığa Teslim Olan Karacabey Longozu Yeniden Hayata Döndü

Türkiye'nin en büyük üçüncü subasar ormanı olan Karacabey Longozu, beş aylık yıkıcı kuraklığın ardından yağan bereketli yağmurlarla hayata tutundu.

Haber Giriş Tarihi: 12.03.2026 07:34
Haber Güncellenme Tarihi: 12.03.2026 07:34

Doğanın affedici ve yenileyici gücü, Bursa'nın Karacabey ilçesinde bir kez daha o muazzam yüzünü gösterdi. Güney Marmara'nın can damarı Susurluk Irmağı'nın Marmara Denizi ile kucaklaştığı noktada yer alan ve son 65 yılın en kavurucu yazıyla kuruyarak adeta bir çöle dönüşen Karacabey Longozu, son yağışlarla birlikte küllerinden yeniden doğdu. Beş ay boyunca çatlayan toprakların ve sessizliğe bürünen ormanın yerini, bugün yeniden suyun o hayat veren şırıltısı ve göçmen kuşların neşeli cıvıltıları aldı.

AVRUPA'DA EŞİ BENZERİ OLMAYAN BİYOLOJİK ŞÖLEN

Sadece Türkiye'nin değil, Avrupa'nın da en nadide ekosistemlerinden biri olan bu özel habitat, denize akan derelerin taşıdığı kumların doğal bir set oluşturmasıyla hayat buluyor. Suların çekilmesiyle ölüm sessizliğine bürünen orman; bugün yeniden nilüfer çiçeklerinin açtığı, yılkı atlarının özgürce koştuğu, mandaların serinlediği ve 270'i aşkın kuş türünün kanat çırptığı devasa bir cennete dönüştü. Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü'nün gözbebeği olan alanın gökyüzünden çekilen dron görüntüleri, suyun sadece bir sıvı değil, başlı başına bir yaşam kaynağı olduğunu en çarpıcı haliyle gözler önüne seriyor.

UZMANDAN DERİN BİR NEFES ALDIRAN MÜJDE

Longozun kuraklıkla olan o ölüm kalım savaşını ve suyun geri dönüşünün bilimsel önemini değerlendiren Bursa Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Efsun Dindar, yaşanan ekolojik sevinci tırnak içinde şu sözlerle özetliyor:

"Aldığımız son yağışlarla birlikte su seviyesi sevindirici bir boyuta geldi. Bu aşamada geçen sene yaşadığımız kuraklığın ardından bu sevindirici bir durumdur. Sadece tek bir yağışla geçtiğini söylemek mümkün değil. Bu habitatın içerisinde çeşitli su canlıları ve bitkileri var. Su olmadığında bu canlıların yaşamını sürdürememesi söz konusu oluyor. Kuşlar açısından hem üreme hem dinlendirme alanı olarak kullanılan yerlerdir. Suların dolması ile birlikte longoz, canlıların yaşamını sürdürmesine yardımcı olurken; kuş türlerinin ve suda yaşayan hayvanların da dinlenme alanları oluşuyor."

Yaşanan bu doğa mucizesi aslında hepimize çok net bir mesaj veriyor. Kuruyan bir ekosistemin yeniden yeşermesi sadece bir iklim olayı değil; doğanın insanoğluna sunduğu kıymetli bir ikinci şanstır. Artık temel görevimiz, küresel ısınmanın pençesindeki bu eşsiz cennetleri sadece yağmurların merhametine bırakmak yerine, suyumuzu ve tabiatımızı her zamankinden çok daha güçlü bir bilinçle korumaktır.