
Bursa’da yaşayan Ahmet Berksun (66), her gün sepetine doldurduğu 150 simidi kentin tarihi çarşılarında gezerek satıyor. Şık giyimi, kravatı ve özenli dış görünüşüyle çevresinde “kravatlı simitçi” olarak tanınan Berksun, sadece vatandaşların değil, Bursa protokolünün de dikkatini çeken isimler arasında yer alıyor.
Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nden 2005 yılında emekli olan Ahmet Berksun, emeklilik sonrası farklı işlerde çalıştı. Yaklaşık 6 yıl önce Antalya’nın Alanya ilçesinden Bursa’ya taşınan Berksun, geçimini sağlamak amacıyla simit satmaya başladı. Aslen Çorumlu olan Berksun, son 3 yıldır her gün öğle saatlerinde özenle ütülediği takım elbisesini giyiyor, kunduralarını boyuyor ve simitlerini almak için fırının yolunu tutuyor.
Berksun, sepetine doldurduğu 150 simidi özellikle Bursa’nın tarihi çarşılarında dolaşarak satışa sunuyor. Onu diğer simitçilerden ayıran en önemli özellik ise tarzı ve duruşu. Takım elbisesi, kravatı ve güneş gözlüğüyle dikkat çeken Berksun, güler yüzlü tavırları ve sıcak diyaloglarıyla hem çarşı esnafından hem de müşterilerden takdir topluyor.
Hijyen konusuna da büyük önem veren Ahmet Berksun, simitleri eldivenle tutarak müşterilerine ikram ediyor. Sadece kış aylarında değil, yazın sıcak günlerinde de tarzından ödün vermeyen Berksun, takım elbisesiyle çarşı çarşı dolaşmayı sürdürüyor. Bu yönüyle sokak satıcılığına farklı bir bakış açısı kazandırdığı ifade ediliyor.
Ahmet Berksun’un ünü zamanla çarşı sınırlarını da aştı. Bursa protokolünün de dikkatini çeken Berksun, kent yöneticilerini makamlarında ziyaret ediyor. Resmî tatil günlerinde valilikte düzenlenen bayramlaşma törenlerine de katılan Berksun, bu yönüyle kent yaşamında sembol isimlerden biri haline geldi.
Gördüğü ilgiden memnuniyet duyduğunu belirten Berksun, sokak simidine bakış açısını değiştirdiğini dile getirerek, yaptığı işten gurur duyduğunu ifade ediyor. Günlük hayatın içinde şıklık, saygı ve iletişimin önemine dikkat çeken Berksun, Bursa sokaklarının tanınan yüzleri arasında yer alıyor.
Editör Notu
Bu haber, bir sokak satıcısının yalnızca geçim mücadelesiyle değil, duruşu ve kendine duyduğu saygıyla da kent kültürüne nasıl iz bırakabildiğini gösteriyor. Ahmet Berksun’un hikâyesi, emeğin ve mesleğe verilen değerin toplumdaki algıyı nasıl değiştirebildiğine dair çarpıcı bir örnek sunuyor.
Haber Önerisi: Nilay Dorsa’ya 'Sihirli Dokunuş': 2026’ya Hollywood Işıltısıyla Girdi!