Kimya Sektöründe Yeni Dönem: İKMİB’de Başkanlık Süreci Başladı

31,9 milyar dolarlık ihracat hacmiyle Türkiye’nin en fazla ihracat yapan ikinci sektörü olan kimyada, İKMİB başkanlık süreci resmen başladı. Yeni dönemde sürdürülebilir büyüme ve katma değerli ihracat ön planda olacak.

Haber Giriş Tarihi: 01.03.2026 07:01
Haber Güncellenme Tarihi: 01.03.2026 07:01

Türkiye’nin stratejik üretim ve ihracat alanlarından biri olan kimya sektöründe yeni bir dönem kapısı aralandı. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) başkanlık sürecinin başlamasıyla birlikte sektörün geleceğine dair vizyon tartışmaları da hız kazandı.

16 alt sektörü ve 8 bini aşkın firmayı temsil eden İKMİB’de; sürdürülebilir büyüme, katma değer odaklı ihracat ve güçlü sektörel koordinasyon yeni dönemin temel başlıkları olarak öne çıkıyor.

16 Alt Sektör İçin Ortak Strateji

Başkan adaylığını açıklayan Vefa İbrahim Aracı, ilaçtan plastiğe, kozmetikten boya ve yapı kimyasallarına kadar geniş bir üretim alanını kapsayan sektörün bütüncül bir yönetim modeline ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Aracı, alt sektör bazlı ihracat planlamasının öncelikli olacağını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:

“Kimya sektörü 16 alt sektörüyle büyük bir ekosistemdir. Sürdürülebilir ihracat artışı ancak veri temelli analizlerle, GTİP düzeyinde doğru konumlandırmayla ve katma değeri yüksek alanlara odaklanmayla mümkündür.”

31,9 Milyar Dolarlık Güç

Kimya sektörü 2025 yılında 31,9 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşarak Türkiye’nin en fazla ihracat yapan ikinci sektörü konumuna yükseldi. Toplam ihracattan yüzde 13,5 pay alan sektör, 238 ülke ve bölgeye ürün gönderiyor.

Aracı, mevcut büyüklüğün daha güçlü bir koordinasyon modelini zorunlu kıldığını ifade ederek, geçmiş dönem yönetimine teşekkür etti. Mevcut İKMİB Başkanı Adil Pelister’in katkılarına dikkat çekildi.

Cari Denge ve Yerli Üretim Vurgusu

Aracı, özellikle ana kimyasallarda yüksek ithalat oranının cari denge üzerindeki etkisine işaret etti. Yerli üretim kapasitesinin artırılmasının yalnızca ihracat değil, makroekonomik denge açısından da kritik olduğunu belirtti.

Öne çıkan başlıklar:

Ana kimyasal ürünlerde ithalat bağımlılığının azaltılması

Yatırım ortamının güçlendirilmesi

Teşvik mekanizmalarının etkin kullanımı

Üretim altyapısının desteklenmesi

“Bu Görev Bir Emanettir”

Toplantıda konuşan Adil Pelister, sürecin devamlılık anlayışıyla ilerlediğini vurguladı. Aracı ise adaylığını bir rekabet süreci olarak görmediğini belirterek şu mesajı verdi:

“Bu görev bir makam değil, sektörümüzün bize emanetidir. Kimya sektörü birlik ve ortak akılla büyür.”

Yeni Dönemin Ana Sorusu

Kimya sektörü hacim olarak güçlü. Ancak küresel rekabet artık yalnızca üretimle değil; teknoloji, verimlilik ve ölçekle kazanılıyor.

Yeni yönetimin önündeki asıl sınav şu olacak: 31,9 milyar dolarlık hacmi daha yüksek katma değerli, daha teknolojik ve daha sürdürülebilir bir yapıya dönüştürebilecek mi?