Kafkas Kültürü Minyatür Bebeklerle Yeniden Hayat Buluyor

18 kadın kursiyer, Kafkas kültürüne özgü geleneksel kıyafetleri iğne oyası ve nakış teknikleriyle minyatür bebeklere işleyerek kültürel mirası geleceğe taşıyor.

Haber Giriş Tarihi: 01.03.2026 10:40
Haber Güncellenme Tarihi: 01.03.2026 10:40

Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) ile Kars Belediyesi iş birliğinde yürütülen proje kapsamında, Kafkas kültürüne özgü geleneksel giysiler minyatür bebekler üzerinde yeniden tasarlanıyor. Kurulan atölyelerde görev alan 18 kadın kursiyer, iğne oyası ve nakış tekniklerini kullanarak bölgenin zengin kıyafet mirasını küçük ölçekli tasarımlarla görünür hale getiriyor.

Proje ile Kafkas giysi çeşitliliğinin gün yüzüne çıkarılması, ulusal ve uluslararası platformlarda tanıtılması ve bu zanaatın gelecek nesillere aktarılması amaçlanıyor. Aynı zamanda kadınların üretim sürecine aktif katılımı ile sosyal ve ekonomik katkının artırılması hedefleniyor.

Kars Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü Proje Sorumlusu Helin Yokuş, projede 18 kadın personelin yer aldığını belirterek, üretim ve ticari sürekliliğin sağlanmasının öncelikli hedefler arasında bulunduğunu ifade etti. Yokuş, ilerleyen süreçte kadın kooperatiflerinin de projeye dahil edilmesinin planlandığını, yeni zanaat alanlarının öğretileceği ve yenilikçi fikirlerin geliştirileceği bir yapı oluşturulmasının hedeflendiğini kaydetti.

Usta öğretici Perihan Ulusoy ise kurs programının yaklaşık üç hafta sürdüğünü belirtti. Eğitim sürecinde öncelikle iğne oyası ve nakış tekniklerinin öğretildiğini aktaran Ulusoy, ardından bebeklerin beden ölçülerine göre kalıplar çıkarılarak kıyafet tasarımına geçildiğini söyledi. Üretilen bebeklerin tamamen el işlemesi olduğunu vurgulayan Ulusoy, Anadolu motiflerinin sarma ve iğne oyası teknikleriyle uygulandığını dile getirdi.

Kursiyerlerden Naciye Caner de projeye üç hafta önce başladıklarını belirterek, sürecin kendileri için hem öğretici hem de motive edici olduğunu ifade etti. Hazır bebekler üzerine tasarlanan kıyafetlerde, temel kalıplar üzerinden ilerlediklerini ancak süslemelerde hayal güçlerini kullandıklarını söyledi. Caner, üretim sürecini “terapi gibi” olarak tanımladı.

Proje, yalnızca geleneksel kıyafetlerin korunmasına değil, aynı zamanda kadın istihdamının desteklenmesine ve yerel değerlerin ekonomik kazanca dönüştürülmesine katkı sunmayı hedefliyor. Üretilen minyatür bebeklerin ilerleyen süreçte farklı satış kanalları aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaştırılması planlanıyor.