
Bursa’nın tarihi dokusuyla büyüleyen ilçesi İznik, kaybolmaya yüz tutmuş bir zanaatın son temsilcilerinden birine ev sahipliği yapıyor. İznik Sanat Okulu Motor Bölümü'nden mezun olduktan sonra çalışma hayatına market işleterek başlayan 77 yaşındaki Ramis Asa'nın hayatı, tesadüflerle şekillenen bir başarı hikayesine dönüştü. 25 metrekarelik mütevazı dükkanında, çarkların ve zembereklerin büyüleyici dünyasında tam yarım asrı deviren Asa, sadece bozulan saatleri onarmakla kalmıyor, aynı zamanda adeta zamanın bekçiliğini yapıyor.
İYİLİK YAPTI, ZAMANIN USTASI OLDU
Ramis Asa'nın saat tamirciliğiyle tanışması, tamamen bir vefa ve yardımlaşma duygusuyla başladı. İstanbul’dan İznik’e gelen saat tamircisi bir arkadaşına dükkan açması için yardımcı olan ve onun ısrarıyla ortaklığa adım atan Asa, arkadaşının işleri bozulup memleketine dönmesiyle dükkanda tek başına kaldı. O günleri tebessümle anan emektar usta, "Bir arkadaşıma iyilik yaptım, o da benim peşimi bırakmadı. Başlangıçta saat tamirinden hiç anlamıyordum. Uzun süre İstanbul'dan usta getirterek dükkanı ayakta tutmaya çalıştım. Ancak bu şekilde yürümeyeceğini anlayınca, 'Yavaş yavaş derken' kendim saatçi oldum" diyerek mesleğe başlama serüvenini özetliyor. 27 yaşında adım attığı o küçük dükkandan bir daha hiç çıkmayan Asa, zorunlulukla başladığı işi zamanla en büyük tutkusuna dönüştürdü.
YARIM ASIRLIK TUTKU: "GÜNLERİM SU GİBİ AKIP GEÇİYOR"
Mesleğine duyduğu derin sevginin kendisini hayata bağladığını belirten 77 yaşındaki usta, dükkanında geçirdiği her anın kendisi için bir terapi olduğunu vurguluyor. Her gün kapısından giren onlarca müşterinin memnuniyetle ayrılmasının en büyük motivasyon kaynağı olduğunu ifade eden Asa, "İşimi çok seviyorum. Günlerim burada su gibi akıp geçiyor. Bu yaşta olmama rağmen mesleğim sayesinde çok zindeyim. Hep 'Allah’ım beni elden gözden etme' diye dua ediyorum" sözleriyle çalışma azmini dile getiriyor.
Ancak her kaybolan meslekte olduğu gibi, Asa'nın da en büyük hüznü el verecek bir çırak bulamamak. Kısa süreliğine şehir dışına çıktığında bile kepenk indirmek zorunda kalmanın kendisini çok üzdüğünü belirten usta, maddi kaygıdan ziyade müşterilerinin "Ramis abi dükkan kapalıydı" siteminden derin bir üzüntü duyduğunu ifade ediyor.
250 PARÇALIK ASIRLIK KOLEKSİYON GENÇLERİN GÖZDESİ
Ramis Asa'nın 25 metrekarelik dükkanı, yalnızca bir tamirhane değil, aynı zamanda yaşayan bir zaman müzesi niteliğinde. 1980 yılından bu yana titizlikle biriktirdiği ve aralarında 100 yıllık antika parçaların da bulunduğu 250 saatlik koleksiyonu, görenleri geçmişe doğru nostaljik bir yolculuğa çıkarıyor. Bu işi ticaret amacıyla yapmadığını, raflarda duran saatlerin kendisi için maddi bir değerden çok manevi bir anlam taşıdığını belirten Asa'nın dükkanı, son dönemde özellikle Z kuşağının keşif noktalarından biri haline geldi.
Geçtiğimiz günlerde üniversite öğrencisi iki genç kızın vitrine hayran kalarak içeri girmesiyle yaşanan anısını paylaşan usta şunları söyledi: "Nostaljik dükkan diyerek içeri girdiler. Dedelerimizden aşina olduğumuz zincirli köstekli saatleri görünce çok şaşırdılar ve uzun zamandır aradıklarını söyleyerek birer tane satın aldılar. Daha sonra bu durumu arkadaşlarına anlatmışlar, o gün dükkana gelen gençlere yaklaşık 20 adet nostaljik saat sattım." Yaşanan bu yoğun ilgi, teknolojinin hızına inat, emeğin ve yaşanmışlığın yeni nesiller tarafından da hala büyük bir değer gördüğünü kanıtlıyor.