
Kadınların toplum içinde sıklıkla ertelediği ve sessizce taşıdığı duygusal süreçler, İstanbul'da düzenlenen özel bir panelde gündeme taşındı. Medicana Sağlık Grubu’nun yıl boyunca sürdürdüğü farkındalık projeleri kapsamında hayata geçirilen "İsmini Vermek İstemeyen Söyleşi: Adı Anne, Sesi İçinde" etkinliği; sanat, sağlık ve eğitim dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getirdi. Televizyon ve YouTube programcısı Asuman Uğur’un moderatörlüğünü üstlendiği buluşma, ebeveynlerin yaşadığı görünmez baskıların güvenli bir ortamda konuşulmasına olanak tanıdı.
RENKLİ GÖSTERİLER VE GÜÇLÜ MESAJLAR Anneler Günü'nün dayanışma ruhunu yansıtan program, velilerden oluşan halk oyunları ekibinin sahne performansıyla başladı. Katılımcılara duygu dolu anlar yaşatan gösterinin ardından açılış konuşmasını gerçekleştiren Medicana Çamlıca Hastanesi Genel Müdürü Dr. Osman Kara, anneliğin sadece bir rol değil, şartsız sevginin en somut hali olduğunu vurguladı. Eğitimci Mustafa Türkel ise toplumların inşasında annelerin üstlendiği tarihi misyona dikkat çekerek, dünyanın üzerindeki her güzel şeyin annelerin eseri olduğunu ifade etti.
İNCİ TÜRKAY: "HEPİMİZ HELİKOPTER ANNEYİZ" Söyleşinin en dikkat çeken konuklarından biri olan başarılı oyuncu İnci Türkay, ebeveynlik serüvenine dair samimi itiraflarda bulundu. Toplumdaki aşırı korumacı ebeveynlik modeline değinen Türkay, annelerin çocuklarını dış dünyadan tamamen soyutlamasının imkansız olduğunu belirtti. Çocuğa güven aşılamanın ve farkındalık kazandırmanın öneminin altını çizen ünlü oyuncu, yıllarca canlandırdığı kusursuz sihirli güçlere sahip 'Betüş' karakterinin aksine, gerçek hayatta annelerin hata yapabilen doğal bireyler olduğunu ifade etti. Türkay ayrıca, "Hükümette bir görev alsam, hayallerin peşinden koşmayı sevdiğim için düş işleri bakanı olurdum" sözleriyle salondakilerden büyük alkış aldı.
"BÜYÜYÜNCE DEĞİL, BUGÜN NE HAYAL EDİYORSUN?" Çocuk gelişiminde ailelerin yaklaşımlarını değerlendiren eğitimci Ayfer Batı, ebeveynlerin çocuklarına yüklediği ağır başarı beklentisine dikkat çekti. Toplumda çocuklara sürekli ne yapmaları gerektiğinin dikte edildiğini belirten Batı, onlara hata yapma ve duygularını yaşama özgürlüğü tanınması gerektiğini savundu. Gelecek odaklı kalıplaşmış sorular yerine çocukların anlık dünyalarına inilmesinin önemini vurgulayan eğitimci, "Onlara büyüyünce ne olacaklarını değil, bugün ne hayal ettiklerini sormalıyız" diyerek ebeveynlere kritik bir tavsiyede bulundu.
HEKİMLİK VE ANNELİĞİN ZORLU DENGESİ Programda söz alan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Hacer Ofluoğlu ise kariyer ve ebeveynlik dengesinin zorluklarını kendi hayatından örneklerle anlattı. İkiz çocuk annesi olan Ofluoğlu, uzmanlık eğitimini ve anneliği bir arada yürütmenin kendisine kattığı tecrübeleri paylaştı. Anne olduktan sonra çocuk hastalarına ve onların ailelerine yaklaşımının köklü bir değişime uğradığını belirten Ofluoğlu, anneliğin zamanla öğrenilen ve çocukla birlikte büyüyen bir süreç olduğunu dile getirdi.
Toplumsal dayanışma kültürünü güçlendirmeyi hedefleyen bu anlamlı söyleşi serisinin, önümüzdeki dönemde de farklı konu başlıklarıyla kadın meselelerine ışık tutmaya devam edeceği öğrenildi.