
Muğla'nın Milas ilçesinde henüz 4,5 yaşında olan ve akranları gibi koşup oynamak yerine DMD (Duchenne Musküler Distrofi) adı verilen amansız bir kas erimesi hastalığıyla mücadele eden Göktuğ Karakaya, hayata tutunabilmek için uzanacak yardım ellerini bekliyor. Bir yaşındayken tesadüfen fark edilen ve ailenin dünyasını başına yıkan bu acı teşhis, Karakaya ailesini zamanla yarışılan amansız bir tedavi mücadelesinin içine sürükledi. Minik Göktuğ'un polis olma hayallerine koşabilmesi ve Dubai'de uygulanacak gen tedavisini alabilmesi için Muğla Valiliği onaylı kampanyada yüzde 65 seviyesine ulaşıldı. Ancak zaman daralıyor; valilik izninin bitmesine sadece iki ay kaldı.
TEDAVİ OLURSA YAŞITLARI GİBİ KOŞABİLECEK
Oğlunun günden güne eriyen kaslarını kendi çabalarıyla hayatta tutmaya çalışan fedakar anne Gamze Karakaya, umut dolu gözlerle Ramazan ayının bereketine sığınarak o çaresiz ama inançlı çağrıyı tırnak içinde şöyle dile getiriyor:
"Göktuğ, DMD kas hastası. Göktuğ şu an 4,5 yaşında. Merdiven inip çıkarken çok zorlanıyor, evde fizik tedavisini ben yaptırıyorum, yüzmeye gidiyoruz. Ancak sağlığına kavuşabilmesi için Dubai'de gen tedavisi yapılması gerekiyor. Bu tedavisi için gereken paranın toplanabilmesi için Muğla Valiliği onaylı bir yardım kampanyamız devam ediyor. Kampanyada yüzde 65 seviyesine ulaştık. Sizler, fitre ve zekatlarıyla Göktuğ'a umut olabilirsiz. Göktuğ'u sağlığına kavuşturabiliriz. Göktuğ, bu tedaviyi alabilirse yaşıtları gibi koşup oynayacak, merdiveni özgürce inip, çıkabilecek."
45 BİN KİŞİ BİN LİRA VERİRSE HAYAT KURTULACAK
Bölgenin şifa kaynağı zeytini kampanyalarının sembolü yapan baba Alican Karakaya ise, müjdeli haberi verebilmek için gereken o küçük ama hayati matematiği vurguluyor:
"Zeytin; şifa ve bereket demek, aynı zamanda bulunduğumuz bölgenin ürünü olduğu için kampanyamızda sembol olarak zeytini seçtik. 10 aylık süre içerisinde gönüllülerimizle ve emek verenlerle birlikte kampanyamız yüzde 65 seviyesine geldi. Valilik iznimizin bitmesine 2 aylık süremiz kaldı. Bulunduğumuz ayın ramazan olması sebebiyle fitre, zekat gibi yardımlarla bu 2 aylık sürede kampanyayı bitirmek istiyoruz. Desteklerle Göktuğ'a ikinci bir bayram yaşatabiliriz. Eller birleşince yükler hafifler. 45 bin kişi, 1000 lira bağışlasa Göktuğ yaşıtları gibi koşabilecek, oynayabilecek ve sağlıklı yarınlarını yaşayabilecek. Hastalığı duyduğumuzda her anne ve baba gibi yıkıldık. Ancak en büyük sevincimiz, Göktuğ'un yapılan testler sonucunda tedaviye uygun çıkması oldu."
Sadece 45 bin iyilikseverin bin liralık fedakarlığıyla bir çocuğun hayatını tamamen değiştirebileceği bu tablo, merhametin ve dayanışmanın en büyük sınavlarından biri. Ramazan ayının o birleştirici ruhunda, fitre ve zekatlarla bir çocuğa sadece nefes değil, koşup oynayabileceği bir çocukluk hediye edebiliriz. Göktuğ'un o masum polislik hayalinin yarım kalmaması, tamamen bizlerin omuz omuza verip bu yükü hafifletmesine bağlı.