
Gaziosmanpaşa Belediyesi’nin yürüttüğü süreçte, hazine arazilerinin hak sahiplerine devri için son aşamaya gelindi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından belediyeye verilen yetkiyle tapu devri süreci resmen başlayacak.
Bu adım, yalnızca tapu sorununun çözümü değil; aynı zamanda bölgedeki kentsel dönüşümün hızlanması anlamına geliyor.
Yeni İmar Planı: Teşvikli Dönüşüm Modeli
Karayolları Mahallesi’nde hazırlanan yeni imar planı kapsamında:
Bodrum katlar iptal edilerek çatı arası piyesler tam kat sayılacak
Dört kat olan planlar fiilen beş kata çıkarıldı
400 m² ve üzeri, otopark ihtiyacını karşılayan parseller için +1 kat hakkı verilecek
Ada bazlı dönüşümlerde %10 ila %30 arasında imar artışı uygulanacak
600–1000 m² arası adalarda %10, 1000–2500 m² arası %15, 2500 m² ve üzeri alanlarda ise %30 imar artışı sağlanacak.
Bu model, bireysel parsel dönüşümünden ziyade ada bazlı planlı dönüşümü teşvik ediyor.
Sadece Tapu Değil, Dirençli Yapı Meselesi
Belediye Başkan Vekili Eray Karadeniz, 50 yılı aşkın süredir devam eden mülkiyet sorununun son aşamaya geldiğini açıkladı. Sürecin tamamlanmasıyla birlikte hak sahiplerinin tapularına kavuşması ve bölgenin planlı şekilde dönüşmesi hedefleniyor.
Ancak burada asıl mesele şu: İstanbul’da kentsel dönüşümün önündeki en büyük engellerden biri mülkiyet karmaşası.
Tapu netleşmeden dönüşüm başlamıyor. Dönüşüm başlamadan riskli yapı stoku yenilenemiyor.
İstanbul İçin Model Olur mu?
Karayolları Mahallesi’nde uygulanan bu teşvikli imar modeli, İstanbul’un diğer mülkiyet sorunlu bölgeleri için örnek teşkil edebilir.
Ancak denge kritik: İmar artışı ile yoğunluk artışı arasındaki çizgi doğru yönetilmezse altyapı baskısı oluşabilir. Otopark şartı ve ada bazlı planlama bu riski azaltmayı hedefliyor.
Editör perspektifi net:
Bu haber bir “imar artışı” haberi değil. Bu, İstanbul’da mülkiyet + dönüşüm + yoğunluk dengesinin yeniden kurulma denemesi.