
Avukat İsmail Arslan, ÖTV muafiyetinin sadece ortopedik engellilerle sınırlandırılmasını eleştirerek Cumhurbaşkanına veto çağrısında bulundu.
SADECE ORTOPEDİK ENGELLİLERE HAK TANINMASINA ELEŞTİRİ
Kayseri’de avukatlık yapan ve yüzde 81 oranında bedensel engelli olan İsmail Arslan, Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) Kanunu’nda yapılan yeni düzenlemeye tepki gösterdi. Kabul edilen 259 Sayılı Kanun Teklifi ile ÖTV ve MTV muafiyetinin yalnızca ortopedik engeli yüzde 40 ve üzeri olup sürücü belgesi alamayanlara tanınmasının, zihinsel veya diğer nedenlerle araç kullanamayan engellileri dışladığını belirten Arslan, bu durumun hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu ifade etti.
AYM KARARI HATIRLATMASI VE VETO ÇAĞRISI
Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) ilgili maddeyi idarenin hakkı daralttığı gerekçesiyle iptal ettiğini ve bu kararın 26 Mart 2026 tarihi itibarıyla yürürlüğe girdiğini hatırlatan Arslan, Cumhurbaşkanı'na seslendi. Ortaya çıkan yasal boşluk nedeniyle yüzde 90 altı tüm engellilerin mağdur olduğunu aktaran Arslan, yasanın yeniden düzenlenmek üzere Meclis'e iade edilmesini talep etti.
"SUİSTİMAL ÖNLENSİN, HAKLAR KORUNSUN"
Engelli araç alımlarındaki suistimallere de dikkat çeken Arslan, torunların gezmek için dedeleri üzerinden araç alması gibi istismarların engellenmesi gerektiğini; ancak bu yapılırken araca gerçekten ihtiyacı olan ailelerin mağdur edilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Araç veya toplu taşıma kullanamayan tüm engellilerin oranına bakılmaksızın bu muafiyetten yararlandırılması gerektiği vurgulandı.
MAĞDURİYET YAŞAYANLARA HUKUKİ TAVSİYE
Vergi hukuku alanında uzman bir avukat olan Arslan, geçiş döneminde araç almak zorunda kalan ve muafiyetten yararlanamayan engellilere kritik bir tavsiyede bulundu:
Aracın ÖTV’si ihtirazi kayıtla ödenmeli.
Bayi buna yanaşmazsa, bizzat araç sahibi adına il defterdarlığına iade dilekçesi verilmeli.
Ret kararı gelmesi halinde süreç vergi mahkemesine taşınarak dava açılmalı.
EDİTÖRÜN NOTU: Sosyal devlet ilkesinin en temel göstergelerinden biri, engelli vatandaşların hayata katılımını kolaylaştırmaktır. Sistemdeki kötü niyetli suistimalleri engellemek için kuralları sıkılaştırmak anlaşılabilir bir bürokratik refleks olsa da; kurunun yanında yaşın da yanmasına izin verilmemelidir. Avukat Arslan'ın bu haklı isyanı, adaletin terazisinin sadece bütçeyi değil, engelli bireylerin hayata tutunma çabasını da aynı hassasiyetle tartması gerektiğinin net bir özetidir.