
Erzurum'daki Soğuğa Dayanıklılık Test Merkezi, -21 derecede bile verim kaybı yaşamayan yerli tohumlar üretiyor. Merkezde, 100 yıllık iklim verileri simüle edilerek geliştirilen buğday ve arpa çeşitleri tescillenirken, çalışma don riski taşıyan kayısı ve fındık gibi meyvelere de genişletildi.
Küresel iklim değişikliği, tarımsal üretimi tehdit eden en büyük unsurların başında geliyor. Ani sıcaklık düşüşleri ve kar yağışının azalması, bitkilerin koruyucu "kar yorganından" mahrum kalmasına ve donarak ölmesine neden oluyor. Ancak Türkiye, bu tehdide karşı Erzurum'da kurulan ileri teknoloji bir merkezle meydan okuyor.
Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) bünyesinde faaliyet gösteren Soğuğa Dayanıklılık Test Merkezi, tarımın geleceğini garanti altına almak için kritik bir görev üstleniyor. Merkezde yürütülen çalışmalarla, eksi 21 derece soğuğa dayanan bitki türleri geliştiriliyor.
Laboratuvarda "Yapay Kış" Simülasyonu
2016 yılında faaliyete geçen merkez, adeta bir zaman makinesi gibi çalışıyor. Bünyesindeki 4 iklim odası ve 2 dev soğuk hava deposunda, son 100 yılın iklim verileri baz alınarak yapay bir kış ortamı yaratılıyor.
Doğada yıllar sürebilecek test süreçleri, burada hızlandırılmış bir şekilde uygulanıyor.
Bitkiler önce 7 hafta boyunca kademeli olarak soğuğa alıştırılıyor.
Ardından eksi 21 dereceye kadar düşen şoklama odalarına alınıyor.
Bu zorlu testi geçen güçlü genotipler, seralarda yeniden yeşertilerek ıslah programına dahil ediliyor.
Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü Bölüm Başkanı Dr. Ümran Küçüközdemir, bu yöntemle 6 yıl süren klasik ıslah sürecini 2-3 yıla indirdiklerini belirterek, zamandan ve maliyetten büyük tasarruf sağladıklarını vurguluyor.
Kar Olmasa Bile Yaşıyor
Dr. Küçüközdemir, geliştirdikleri tohumların farkını şu çarpıcı örnekle açıklıyor: "Eksi 21 derece kulağa az gelebilir ama kar örtüsüz bir ortamda bu sıcaklık ölümcüldür. Normalde kar olmazsa eksi 15 derecede bitkilerin yüzde 95'i ölür. Çünkü 20 cm karın altı aslında 0 derecedir ve bitkiyi korur. Bizim geliştirdiğimiz çeşitler ise karın koruyuculuğu olmadan, çıplak toprakta eksi 21 dereceye dayanabiliyor."
Bu çalışmalar sonucunda bugüne kadar 5 ekmeklik buğday, 3 tritikale ve 1 kışlık arpa çeşidi soğuğa dayanıklı olarak tescil edildi ve çiftçinin kullanımına sunuldu.
Malatya Kayısısı İçin Umut Işığı
Merkezin çalışmaları sadece tahıllarla sınırlı kalmadı. Türkiye ekonomisi için stratejik öneme sahip olan fındık ve kayısı gibi meyveler de kapsama alanına alındı. Özellikle ilkbahar geç donlarından büyük zarar gören Malatya kayısısı için Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü ile ortak bir proje yürütülüyor.
Pembe tomurcuk ve çiçek dönemindeki kayısı numuneleri Erzurum'da test edilerek, dona en dayanıklı genotipler belirleniyor. Bu sayede gelecekte, zirai don olaylarından etkilenmeyen kayısı ağaçlarının bahçeleri süslemesi hedefleniyor.
Editörün Notu: "Bu merkezde yapılan iş, aslında bir 'gıda sigortası' poliçesi üretmek. İklim krizinin getirdiği en büyük belirsizlik 'kar yağışının azalması'. Kar yağmadığında toprak donuyor ve ekinler ölüyor. Erzurum'da geliştirilen bu 'Zırhlı Tohumlar', kar yağmasa bile sofralarımızda ekmeğin eksik olmamasını sağlayacak. Bilimin, tarladaki çiftçiye dokunduğu en somut ve hayati örneklerden biri."
HABER ÖNERİSİ: Kışın Yavaşlayan Beden İçin Sessiz Güç: Bakliyatlar Neden Bu Kadar Kritik?