
Eskişehir’de yaşayan 50 yaşındaki emekli hemşire Çağdaş İlim, emekliliğini köşesine çekilerek değil, dünyanın en zorlu ve estetik performanslarından birini sergileyerek geçiriyor. 8 yıl önce bir tatil sırasında tanıştığı dalış sporu, onun resim yeteneğiyle birleşince ortaya dünya çapında bir başarı hikayesi çıktı.
Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde aldığı eğitimi su altına taşıyan İlim, eğitmeninin "Dünyada bunu yapan sadece iki kişi var (biri Amerikalı, biri Rus), neden üçüncüsü bir Türk kadını olmasın?" sözleriyle cesaretlendi ve serüvenine başladı.
"Balık Gibi Yaşamayı Öğrendim"
Bugün "Master Diver" seviyesinde bir dalgıç olan Çağdaş İlim, su altında resim yapan dünyadaki 3. kişi, Türkiye’de ise ilk Türk kadını olma unvanını taşıyor. Asistanlığını kızı İlke Yemez’in yaptığı sanatçı; Mısır’dan Van Gölü’ne, Sakarya Nehri’nin doğduğu Sakarıbaşı’ndan Ege’nin derinliklerine kadar pek çok noktada tuvalini kurdu.
Su altının kendisine dinginliği öğrettiğini belirten İlim, hislerini şöyle anlatıyor: "Su altında yavaş hareket etmeyi, bir balık gibi yaşamayı öğrendim. Biz oraya ait değiliz, sadece kısa süreli misafiriz. Bu duygu hem hayatımı hem de sanatımı olumlu etkiledi."
Denizi Kirletmeyen "Organik" Sanat
İlim’in çalışmaları sadece estetik değil, aynı zamanda çevreci bir hassasiyete sahip. Su altındaki ekolojik dengeye zarar vermemek için titiz bir hazırlık süreci yürütüyor.
Özel Boyalar: Su bazlı olmayan, suya karışmayan ve canlılara zarar vermeyen yağ bazlı organik boyalar kullanıyor.
Sosyal Mesaj: Resimlerinde genellikle "kadına şiddet", "çocuk zorbalığı" ve "çevre sağlığı" gibi toplumsal farkındalık yaratan konuları işliyor.
Sponsoru Kendisi: Babasıyla Özel Formül Geliştirdi
Dalış sporunun pahalı bir uğraş olduğunu belirten Çağdaş İlim, kimseye bağımlı olmamak için kendi finansman modelini de yaratmış durumda. Kimya mühendisi olan babasıyla birlikte geliştirdikleri, sudan ve hava koşullarından etkilenmeyen, patenti kendilerine ait özel bir boya formülü ile deri çantaların üzerine resimler yapıyor.
Kendi adıyla markalaştırdığı bu "giyilebilir sanat" eserlerini satarak, Filipinler ve Bali gibi hayalini kurduğu okyanus dalışlarına bütçe oluşturuyor. Hedefi ise köpek balıklarının arasında, okyanusun en vahşi ve en sakin anlarını tuvaline yansıtmak.
Editörün Notu: "Çağdaş Hanım'ın hikayesi, 'Emekli oldum, artık geç kaldım' diyen herkese ders niteliğinde. 50 yaşında, suyun metrelerce altında, hem de kızıyla birlikte yeni bir dünya keşfetmesi muazzam. Özellikle 'sponsor aramak yerine kendi boyamı üretip çanta satarım' vizyonu, sanatçının karakterindeki bağımsızlık ve mücadele gücünü gösteriyor. Van Gölü'nün sodalı suyunda resim yapmanın zorluğunu hayal bile edemiyorum, büyük saygı duyulacak bir performans."
HABER ÖNERİSİ: Kars Buz Kesti, Nehir Dondu: Yabanın Kanatlı Misafirlerine 'Açık Kapı' Kaldı