
Bursa’nın İnegöl ilçesine bağlı kırsal Tahtaköprü Mahallesi, sadece doğasıyla değil, meydanındaki tarihi kıraathanenin neşeli işletmecisiyle de adından söz ettiriyor. Babasının 1953 yılında açtığı dükkânda henüz 13 yaşındayken çırak olarak işe başlayan ve bugün 63 yaşına gelen Ferudun Türkmen, yarım asırdır aynı mekânda esnaflık yapıyor. Ancak Türkmen’i diğer meslektaşlarından ayıran en önemli özellik, müşterilerine hazırladığı sürpriz şakalar.
"Yandım" Diye Bağıran da Var, Kahkaha Atan da
Ferudun Türkmen, yaklaşık 25 yıl önce bir toptancıdan aldığı ilginç malzemelerle kıraathane kültürüne farklı bir boyut kazandırdı. İşletmeye ilk kez gelen müşteriler, genellikle Türkmen’in "hoş geldin" şakasının kurbanı oluyor.
En popüler şakası ise "dolu gibi görünen ama dökülmeyen" bardak. Türkmen, çay servisi yaparken bardağı müşterinin üzerine deviriyormuş gibi yapıyor. O anlık panikle ayağa fırlayan müşteriler, bardağın içinin aslında boş olduğunu ve görsel bir illüzyondan ibaret olduğunu anlayınca derin bir nefes alıp gülmeye başlıyor.
Bununla da sınırlı kalmayan Türkmen, menüsünde (!) tencere büyüklüğünde dev fincanlar, parmak kadar minyatür çay bardakları ve alışılmadık sunumlar bulunduruyor. Türkmen, tepkileri şu sözlerle anlatıyor: "Şakalarımızı görenler genelde gülümseyip eğleniyor. Ancak çay dökme şakamıza ilk başta bozulanlar, korkanlar olabiliyor. Durumu izah edince onlar da kahkahaya katılıyor. 7'den 70'e herkes önce korkuyor, sonra gülüyor."
Siyasiler ve Bürokratlar da Nasibini Aldı
Ferudun Türkmen’in şakalarından sadece mahalle sakinleri değil, ilçeyi ziyaret eden üst düzey isimler de kaçamıyor. Türkmen; Eski Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, İnegöl Kaymakamı Eren Arslan ve AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman gibi isimlere de o meşhur "bardak düşürme" şakasını yaptığını gülerek anlatıyor.
Ava Giderken Avlandığı An
Şakacı esnaf, zaman zaman kendisinin de şakazedeye dönüştüğünü itiraf ediyor. Mahalleliyle iş birliği yapan bir müşterinin kendisine yaptığı karşı şakayı ise şöyle anlatıyor: "Bir gün müşteriye çay servisi yaparken bardağı düşürüp şaka yaptım. Müşteri birden ayağa fırlayıp 'Yaktın beni, gidiyorum ben' diye bağırmaya başladı. Ben ne yapacağımı şaşırmışken, durumu açıkladılar ve meğer bana oyun oynamışlar. Hep beraber güldük."
Emekliliğine sayılı günler kaldığını belirten Ferudun Türkmen, birkaç yıl daha bu geleneği sürdürüip, insanları güldürmeye devam ettikten sonra köşesine çekilmeyi planlıyor.
Editörün Notu: "Günümüzün stresli ve hızlı akan dünyasında, eski usul mahalle kıraathanelerinin samimiyetini bulmak giderek zorlaşıyor. Ferudun Bey'in yaptığı şey aslında sadece çay satmak değil; o, kaybolmaya yüz tutmuş 'muhabbet ve latife' kültürünü yaşatıyor. Bir fincan çayın 40 yıl hatırı vardır derler ama Ferudun Amca'nın elinden içilen o 'şakalı' çayın hatırı, o kahkahalarla birleşince ömürlük oluyor. Emekli olmadan yolunuz İnegöl'e düşerse, Tahtaköprü'ye uğrayıp o 'soğuk duş' etkisini yaşamayı ihmal etmeyin. Gülmek, en iyi ilaçtır."