
Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Kent Konseyi’nin ortaklaşa düzenlediği anlamlı bir etkinlikle, Bursa’da yaşayan çocuklar mimarlık dünyasına ilk adımlarını attı. "Bir Günlüğüne Mimar Oluyorum" başlığı altında gerçekleştirilen atölye çalışmasında, çocuklar sadece birer yapı tasarlamakla kalmadı, aynı zamanda ışığın ve mekanın matematiğini de keşfetti. Hayal güçlerinin sınırlarını zorlayan minik tasarımcılar, modern mimari prensipleri kendi çocuksu bakış açılarıyla birleştirerek özgün eserler ortaya çıkardılar.
IŞIĞIN PEŞİNDE BİR ATÖLYE: IŞIK AVCILARI
Bursa Kent Konseyi Çınar Camlı Salon’da düzenlenen ‘Işık Avcıları: Pencereli Hayal Evi’ atölyesi, 7-14 yaş aralığındaki çok sayıda çocuğun katılımıyla gerçekleşti. Yüksek Mimar Sedef Nur Cankurt Semiz eşliğinde yapılan çalışmada, çocuklara "Bir ev neden aydınlık olur?" ve "Işık içeri nasıl girer?" gibi temel mimari sorular yöneltildi. Işığın mekan üzerindeki etkisini teorik ve pratik olarak deneyimleyen çocuklar, bu bilgileri kendi tasarladıkları "hayal evlerine" aktararak pencerelerin bir yapı için önemini kavradılar.
DOĞAL MALZEMELERLE TASARIM ZENGİNLİĞİ
Atölyenin en dikkat çekici yanı ise çocukların maketlerini yaparken kullandıkları malzemeler oldu. Endüstriyel ürünlerin ötesine geçen çocuklar; ağaç kabukları, dallar, kozalaklar, yapraklar ve çakıl taşları gibi tamamen doğal materyalleri kullanarak üretimlerini zenginleştirdiler. Tasarladıkları evlerin içine mini figürler yerleştiren minik mimarlar, sadece bir bina değil, o mekanın içinde geçen hayat hikayelerini de anlattılar. Bu yöntemle çocukların doğayla bağ kurması ve ekolojik tasarım bilinci kazanması hedeflendi.
"KENDİ EVİMİZİ YAPMAK ÇOK KEYİFLİYDİ"
Etkinlik sonunda tasarladıkları evlerin başında gururla poz veren çocuklar, mimarlığı deneyimlemenin mutluluğunu yaşadı. Kendi hayal dünyalarını somut birer makete dönüştürmenin özgüvenini kazanan katılımcılar, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Kent Konseyi’ne bu fırsat için teşekkürlerini iletti. Yetkililer, bu tür atölye çalışmalarının çocukların estetik algısını geliştirdiğini ve mesleki farkındalık yarattığını belirterek, benzer kültürel projelerin artarak devam edeceği müjdesini verdiler.
Editör Notu
Bursa’daki bu etkinlik, çocuklara sadece "maket yapmayı" değil, içinde yaşadıkları mekanı "sorgulamayı" öğretiyor. Mimar Sedef Nur Cankurt Semiz’in ışık üzerine odaklanan yaklaşımı, çocukların fiziksel dünyayı daha derinlemesine anlamasına yardımcı oluyor. Doğal malzemelerin kullanımı ise sürdürülebilir mimarinin temellerini oyun eşliğinde atıyor. Geleceğin şehirlerini inşa edecek olan bugünün çocukları için bu tür vizyoner çalışmaların önemi büyüktür.
Çocuğunuzun bir günlüğüne mimar olup kendi evini tasarlamasını ister miydiniz? Sizce çocuklara mimari estetik eğitimi kaç yaşında başlamalı? Yorumlarınızı ve çocuklarınızın mimarlık merakına dair görüşlerinizi bekliyoruz.